KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/2330 E., 2019/8123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların miktarı ile tazminatlar yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ile velayet yönlerinden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak taraflarca açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, ilk derece mahkemesince davacı-karşı davalı kadının eşine “Sevmiyorum” dediği ve birlikte yaşamdan kaçındığı, boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Anılan kararın davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince davacı-karşı davalı kadına yüklenen kusurlu davranışlarının yanında davalı-karşı davacı erkeğin de güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulüne,
davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi, davalı-karşı davacı erkeğin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları dikkate alındığında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurludur. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylara tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. Kadın yararına TMK 174/1-2 madde koşulları oluşmuştur. O halde, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/2330, K. 2019/8123, 3 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama