KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/496 E., 2019/5432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakalar yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın, dava dilekçesinde boşanma talebinde bulunmuş, ancak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamıştır. Davacı-davalı kadın tarafından yasal süre geçtikten sonra mahkemece yapılan 30.10.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında tazminat talebinde bulunmuştur.
"İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi" başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141. maddesi "(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri de serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2). İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklindedir.
Bu durumda; davacı-davalı kadının ilk kez 30.10.2014 tarihli celsede tazminat talebi, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. O halde; davacı-davalı kadının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında yer almayan tazminat istemi, davalı-davacı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve ıslah da söz konusu olmadığına göre artık incelenemez. Davacı-davalı kadının tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/496, K. 2019/5432, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama