KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/6073 E., 2019/10631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının, ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, evlilik birliği içerisinde davalı-karşı davacı erkeğin evin ve eşinin maddi ihtiyaçlarını karşılamadığı, hasta olduğunda kadınla ilgilenmediği; davacı-karşı davalı kadının ise ev işlerinde yeterli özeni göstermediği, erkeğe hakaret boyutunda sözler sarf ettiği, gerekçesiyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakasına, karar kesinleştiğinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, tarafların eşit kusurlu olmaları sebebiyle, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, kadın lehine hükmedilen nafakalar yönünden istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf başvurularının, esastan reddine karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadını evden kovduğu, bağımsız konut temin etmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda; erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların, kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece, tarafların, sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50. 51) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi (TMK 174/1) ve manevi (TMK 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/6073, K. 2019/10631, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama