KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/6612 E., 2019/10243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, manevi tazminat, maddi tazminat miktarı, yoksulluk nafakası ve nafakaların yıllık ÜFE oranında arttırılması talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hüküm, iki tarafın temyizi üzerine.
Dairemizin 25.10.2018 tarihli ilamı ile davacı kadın yararına hükmedilen aylık 250 TL yoksulluk nafakası yönünden onanarak kesinleşmiş, tarafların boşanmalarına sebebiyet veren olaylarda tespit edilen kusurlu davranışlarına göre, davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminat koşulları oluştuğu halde, davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu taleplerin reddinin hatalı olduğundan bahisle, bu yönlerden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma kararının kapsamı dışına çıkılarak davacı kadının yoksulluk nafakası ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine hükmedilmiştir. Bozmaya uyulmuş olması, mahkemenin bozma gereğine göre işlem yapılmasını zorunlu kılar. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/6612, K. 2019/10243, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama