KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/7850 E., 2020/4011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından katılma yolu ile kusur belirlemesi ve maddi tazminat yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise maddi tazminat miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-karşı davalı erkeğin tespit edilen ekonomik ve sosyal durumu, boşanmaya yol açan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olması, evliliğin süresi, kadının yaşı, boşanma sonrasında davalı-karşı davacı kadının yeni bir düzen kurmak zorunda kalması, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi tazminat az olup, bozma ilamının amacına uygun bulunmamıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7850, K. 2020/4011, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama