KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/1591 E., 2020/2535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tazminatların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen ve aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İlk derece mahkemesinin verdiği hükme karşı, davalı-davacı erkek tarafından reddedilen tazminatlar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, davalı-davacı erkeğin reddedilen tazminatlara yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen tazminatlara yönelik temyiz itirazları yersizdir.
3-Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1591, K. 2020/2535, 3 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama