KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/1615 E., 2020/2879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davalı kadının eşine karşı sorumsuz bir yapıda olduğu, tehdit ettiği, davacıyı çevresinde küçük düşürücü aşağılayıcı ve rencide edici cümleler kurduğu, sürekli olumsuz tutum ve davranışlar sergilediği, davacı erkeğin ise evi ve çocuğuyla yeterince ilgilenmediği, çocuğun hastalığında gerekli ilgiyi göstermediği, davalının ailesi geldiğinde gidene kadar yanlarına gelmediği, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucunu doğuran olaylarda davalı kadının ağır, davacı erkeğin ise hafif kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakasının reddi ve iştirak nafakası miktarı yönünden istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucunu doğuran olaylarda davalı kadın ağır, davacı erkek hafif kusurlu kabul edilerek boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delilerden.
"Kadının sorumsuz olduğu" vakıasının usulüne uygun bir şekilde ispat edilmediği, bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışların yanında, davacı erkeğin, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sesiz kaldığı, davalı kadın tarafından cevap dilekçesinde bu vakıaya dayanıldığı, dinlenen tanık beyanlarıyla da bu vakıanın ispat edildiği anlaşılmıştır.
Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kadının ağır kusurlu olarak kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru görememiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1615, K. 2020/2879, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama