KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/2363 E., 2020/3550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı erkek tarafından eylemli ayrılık hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasının (TMK m. 166/son) yapılan yargılaması sonunda mahkemece davanın kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına, kadının cevabı sürede olmadığından bahisle maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş,verilen karar davalı kadın tarafından tamamı yönünden istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan incelemede tebligatların usulsüz olduğu,
ancak, davalı tarafından bu yönlere ilişkin açıkça istinaf başvurusunda bulunulmaması nedeniyle yanılgıya değinilmekle yetinildiği görülmüştür. Oysa, davalı kadın kararın tümüyle hukuka aykırılığını ileri sürerek istinaf etmiş, maddi ve manevi tazminat haklarını talep etmiş bulunmakla; dava dilekçesinin tebliğinin usulsüzlüğünü de kapsayacak şekilde savunma hakkının kısıtlandığının ileri sürüldüğü ve istinaf incelemesinin buna göre yapılmasının gerektiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan dosya kapsamına göre; davalı kadının maddi ve manevi tazminat istemlerinin süresinde olduğunun kabulü gerekir. O halde, bölge adliye mahkemesince istinaf istemi doğrultusunda davalı kadının maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile davalının maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2363, K. 2020/3550, 1 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama