KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/4537 E., 2020/4893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Ziynet Alacağı
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen 04.12.2018 tarihli hükümde davacı kadının ziynet alacağı talebinin kısmen kabulü ile diğer ziynetler yanında gram altın 11 gr X117,001/2=632,50 TL ve 1 adet 18 ayar tek taş pırlanta yüzük 0.42 kırat=3.250 TL’nin de davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiş, bu karar sadece davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 3.HD 13.05.2019 tarihli kararı ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında alacağa faiz işletilmesi konusunda çelişki oluşturulduğu gerekçesi ile karar bozulmuş sair temyiz ve itirazlar incelenmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte verilen kararda ise kadının ziynet alacağı yönünden yine kısmen kabule karar verilmekle birlikte 1 adet 18 ayar tek taş pırlanta yüzüğün (0.42 kırat=3.250TL) dava dilekçesinde talep edilmediği ıslahla dava konusunun değiştirilemeyeceği gerekçesi ile iadesi isteminin reddine ve 11 gr olan altın yerine 1 gr altın bedelinin iadesine hükmedilmiştir.
Söz konusu karar daha önce davalı erkek tarafından temyiz edilmeyerek hükmedilen 11 gram altının yarısı ve 18 ayar tek taş pırlanta yüzük (0.42 kırat=3.250TL) yönünden davacı kadın yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Usuli kazanılmış hak hususu gözetilmeksizin bozma üzerine verilen temyize konu kararda davacı kadın yararına 11 gram altın X 117,001/2=632,50 ve 1 adet 18 ayar tektaş pırlanta yüzük (0.42 kırat=3.250 TL) bedelinin iadesine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/4537, K. 2020/4893, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama