KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/455 E., 2020/1303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, aleyhine hükmedilen tazminat ve ziynet alacağı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise yoksulluk nafakası talebinin reddi, tazminat miktarları, ziynet ve ziynete ilişkin olarak vekalet ücreti, yargılama gideri ile faiz yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tefhim edilen kısa kararda "Davalı ve karşı davacının düğünde takılan 40 adet çeyrek altın (5.600,00 TL), 1 adet tam ziynet altını ( 560,00 TL ), 6 adet bilezik 22 ayar 20 gram toplam 120 gram (9.600,00 TL), 3 adet bilezik 22 ayar 10 gram toplam 30 gram (2.400,00 TL) olmak üzere toplam 18.160,00 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, düğünde takılan 1.430,00 TL'nin karşı davanın açıldığı tarih 22/09/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı erkekten alınarak davalı karşı davacı kadına verilmesine" şeklinde karar verildiği halde;
gerekçeli kararın hüküm fıkrasında "-Davalı ve karşı davacının düğünde takılan 40 adet çeyrek altın (5.600,00 TL), 1 adet tam ziynet altını (560,00 TL ), 6 adet bilezik 22 ayar 20 gram toplam 120 gram (9.600,00 TL), 3 adet bilezik 22 ayar 10 gram toplam 30 gram (2.400,00 TL) olmak üzere toplam 18.160,00 TL ve düğünde takılan 1.430,00 TL'nin olmak üzere toplam 19.590,00 TL'nin davanın açıldığı tarih 22/09/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı erkekten alınarak,
davalı-karşı davacı kadına verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilerek kısa karar ve gerekçeli karar arasında faiz yönünden çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/455, K. 2020/1303, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama