KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/4809 E., 2021/95 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2021
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve kendi manevi tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı kadın kadın tarafından ise tazminat ve nafaka miktarları ile tedbir nafakasının düşürülmesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 13.01.2021 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı- karşı davacı ... Söylemez vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- İlk derece mahkemesince 08.06.2017 tarihli celsede, davalı-karşı davacı kadın yararına daha önce aylık 500 TL olarak hükmedilen ve 30.12.2016 tarihli celsede aylık 200 TL’ye indirilmesine karar verilen tedbir nafakasının aylık 500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinde ise "Davalı-karşı davacı yararına 30/12/2016 tarihli ara karar ile 200.00 TL ye indirilen tedbir nafakasının boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devamı ile davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine” hükmedilmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına hükmolunan tedbir nafakası yönünden infazda tereddüt oluştııtacak biçimde hüküm tesis edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/4809, K. 2021/95, 13 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama