KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/2692 E., 2021/3393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise tazminatların ve yoksulluk nafakasının miktarı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı erkek tarafından açılan boşanma davasında, davalı kadın cevap dilekçesi ile aylık 750 TL yoksulluk nafakası talebinde bulunmuş, mahkemece, davanın kabulü ile davalı kadın yararına aylık 350 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, karar taraflarca istinaf edilmekle bölge adliye mahkemesince istinaf itirazları esastan reddedilmiştir. Karar taraflarca yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin birinci fıkrasında, yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceği öngörülmüştür. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücünün göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda irat şeklinde ödeme tarafların ekonomik sosyal durumu dikkate alındığında Kanunun (TMK m. 176/1) amacına uygun değildir. O halde, yoksulluk nafakası yükümlüsünün yoksulluk nafakasını toptan şekilde ödemesinin uygun olacağı gözetilerek, bu yönde hüküm kurulması gerekirken, nafakanın irat şeklinde ödenmesine karar verilmesi somut olay bakımından isabetli bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/2692, K. 2021/3393, 26 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama