KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/3740 E., 2021/4697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından TMK’nın 166/1.maddesine dayalı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar davacı erkek tarafından istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince davalı kadına ortak konutu terk ettiği vakıasının kusur olarak yüklendiği ve davalı kadının kararı istinaf etmeyerek yüklenen bu kusurun kesinleştiği, ayrıca davalı kadının evi terk ettikten sonra da eve dönmek için davacı erkeğin ağabeyi ile görüşmemesi şartını öne sürdüğü vakıası da eklenerek davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde.
İlk derece mahkemesince “Tarafların karşılıklı iddialarını ispat edemedikleri, bu sebeple kusursuz oldukları, her ne kadar davalı kadının ortak konutu terk ettiği sabit ise de terk hukuki nedenine dayalı davanın bulunmadığı, fiili ayrılığın ise boşanma nedeni sayılamayacağı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesince davalı kadına kusur yüklenmediği halde mahkeme kararı yanlış yorumlanmak suretiyle ortak konutu terk etme vakıasının kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır.
Fiili ayrılık tek başına boşanma sebebi olmadığı gibi ortada terk hukuki sebebine dayalı açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen “Eve dönmek için eşine ağabeyi ile görüşmeme şartını öne sürmesi” de davalı kadın tarafından barışma girişimi sırasında söylenmiş olup bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren kusurlu bir davranışı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3740, K. 2021/4697, 8 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama