KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/3915 E., 2021/4800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle mahkemece kadına yüklenen "Ortak konutu terk ettiği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve fiziksel şiddet eğilimi gösterdiği" ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle karar verilmişse de mahalli mahkemece verilen 23.01.2015 tarihli ve 11.05.2017 tarihli kararların davalı kadın tarafından temyiz edildiği, davacı ve davacı mirasçıları tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmediği,
bu sebeple mahkemenin belirlediği kusurlar kadın yönünden kesinleşmiş olduğundan, davalı kadına mahkemece belirlenen kusurların yanında başkaca kusur yüklenemeyeceği, Türk Medeni Kanunu'nun 181/2 maddesi gereğince sağ kalan eş ...'ın boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespiti ile davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, Dairemizin 2018/45 esas 2019/928 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı kadının velayet talebinin reddi ile ortak çocuklar ... ve ... arasında kişisel ilişki tesis edilmişse de taraflar arasındaki evlilik birliğinin boşanmayla değil, ölüm ile sona erdiği, velayet ile ilgili ilk verilen hüküm kesinleşmediği gibi anne ve babadan birinin ölümü halinde velayetin sağ kalana ait olacağı (TMK m. 336/3) da dikkat alınmaksızın, daha önceden ortak çocuklarla ilgili alınmış bir karar olduğu gerekçesiyle davalı kadının velayet isteminin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3915, K. 2021/4800, 14 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama