KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/5556 E., 2022/123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı erkeğin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmamıştır. Şöyle ki, davalının cevap dilekçesinde ‘Dairenin satın alma tarihinin 1999 yılı olduğunu, müteahhidin iflas edip tapu veremeyince iktisap tarihi olan 2004 yılında bizzat arsa maliklerine müteahhit ile uğradıkları mağduriyetlerine karşılık tapu işlemi sırasında daire değerinin altıda, yedide biri değerinde para verildiğini’ kabul ettiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, davalının iş bu beyanı dikkate alındığında, 2004 yılında taşınmazın tapudaki devri sırasında verildiği kabul edilen paranın davalının kişisel malı olduğu iddia ve ispat edilmediğine, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal (TMK mad.222) olduğuna göre, 2004 yılında taşınmazın tapudaki devri sırasında verilen para edinilmiş mal kabul edilerek bu paranın taşınmazın değerine oranlaması yapılarak artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/5556, K. 2022/123, 17 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama