KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/6667 E., 2022/145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından her iki dava ve ferileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.01.2022 günü temyiz eden davacı-davalı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi. Davacı-davalı ... vekili Av. ...'ın mazeret dilekçesi verdiği görüldü. Mazeretini belgelendirmediği ve tevkil yetkisi bulunduğundan mazereti yerinde görülmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi ise erkeğin, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175/1).
Sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında, kadının çalışmadığı, gelirinin olmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında kadının bir kısım taşınmazlarının olduğu anlaşılmakla birlikte bu taşınmazların değeri, taşınmazlardan elde ettiği kira gelirinin bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece davalı-davacı kadının mal varlığına yönelik sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılarak, üzerine kayıtlı olan taşınmazların hisseli olup olmadığı, taşınmazların değeri ve taşınmazlardan elde ettiği kira gelirinin bulunup bulunmadığı, gelirinin bulunması halinde kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/6667, K. 2022/145, 18 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama