KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/8355 E., 2022/1710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından tazminatlar ve iştirak nafakasının miktarları, reddedilen talepler yönünden vekâlet ücretine hükmolunmamasına yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise tazminatlar ve iştirak nafakasının miktarları ile reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 23.02.2022 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Bölge adliye mahkemesince bozmadan önce kurulan ilk hükümde davalı-davacı kadın yararına 50.000 TL maddî, 35.000 TL manevî tazminata hükmedilmiş, kararın taraflarca temyizi üzerine, Dairemizin 16.02.2021 tarihli ilamı ile kadın yararına hükmolunan tazminatların az olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı-davacı kadın yararına bu kez 70.000 TL maddî, 45.000 TL manevî tazminata hükmedilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Yeniden kurulan hüküm bozma ilamında belirtilen ilkelere, bozmanın amacına uygun olmayıp, davalı-davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat azdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştirr.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/8355, K. 2022/1710, 23 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama