İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10633 K.2023/1324

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Esas2022/10633Karar2023/1324Tarih23 Mart 2023Okuma10 dk · 1.964 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/10633 E., 2023/1324 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1309 E., 2022/1674 K.
Davacı (müteveffa)
... (Ölüm: 21.02.2022
Mirasçılar
... vd. vekilleri Av. ... vd.
Dava tarihi
26.06.2018 - 20.07.2018
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
Mudanya 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2018/282 E., 2019/497 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.964 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararıntaraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek vekili dava ve cevaba cevap (karşı davaya cevap) dilekçelerinde özetle; davalı ile 2015 yılından bu yana evli olduklarını, ortak çocuklarının bulunmadığını, davalı ile aile birliği ve karı koca ilişkilerinin kalmadığını, evliliğin en başından beri sürekli tartışma içerisinde olduklarını, ilk günden beri hiç kimseyle, hiçbir arkadaşıyla görüşmesine izin vermediğini, sürekli içine kapanık bir tutum sergilediğini, kendisini de böyle davranmaya zorladığını, evini ve kendisini sürekli ihmal ederek hiç ilgilenmediğini, sürekli uyuduğunu, tartışma çıktığı zamanlarda birçok kez evi terk ederek anne ve babasının yanına gittiğini,

en son gittiğinde yaklaşık bir ay süreyle eve hiç gelmediğini, hiçbir konuda yardımcı olmadığını, ev işi yapmadığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, sürekli tartışma çıkardığını, vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle;

davalının müvekkiline hakaret ve aşağılamalarda bulunduğunu, müvekkilinin ölen eşinden olan çocuklarına karşı da olumsuz söz ve davranışlarda bulunduğunu, onları istemediğini, gece 2 de elektrik süpürgesi açtığını, uyuyan müvekkilin üzerine basarak evde iş yaptığını, yalan söylediğini, eve gelmemiş, evi terk etmiş, çelişkili beyanlarda bulunmuş, müvekkilinin tapusunu davalının üzerine aldığı ve tarafların oturduğu ... köyündeki evi müvekkilinden habersiz olarak birisine sattığını, son yıllarda yatağını ayırdığını, müvekkilinden kredi çekerek ve imkanlarını zorlayarak Mudanya'dan ev almasını istediğini,

müvekkilinin imkanı olursa alacağını söylediğini, ama kesinlikle söz vermediğini, maddî çıkar peşinde olduğunu beyanla tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın vekili süresinde sunduğu cevap ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; tarafların evlenmeden önce iki üç yıl flört evresi geçirdiklerini, daha sonra evlendiklerini, evliliklerinin de yaklaşık iki yıl sürdüğünü, bu süre zarfında taraflar arasında ciddi boyutta kavgalar yaşanmadığını, karşı davacının, kendisini arkadaşları ile görüştürmediği,

içine kapanık bir kişilik olduğu yönündeki iddiların doğru olmadığını, davalının evi terk ettiği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, yine sürekli uyuyanın erkek olduğunu, müvekkiline karşı olan bu sorumsuz ve ilgisiz tutumunun son aylarda yoğun bir şekilde devam ettiğini, tarafların evlenmeden önce karşı davacının emekliliğinin yaklaştığını, emekli olunca kendisine Mudanya'dan bir ev alacağını, bu evde yaşayabileceklerini müvekkiline söylediğini, ancak emeklilik dönemi yaklaştığında, her nedense tuhaf davranmaya başladığını, kendisine bu konu hatırlatıldığında, Mudanya'da yaşamak istemediğini söylediğini,

müvekkilinin ise erkeğin bu soğuk davranışlarını ev olayına yorduğunu, hatta kendi evinde ...'da yaşamaya devam edebileceklerini dahi söylediğini, ancak karşı davacının soğuk tutum ve davranışlarına devam ettiğini ve evi terk ettiğini, evliliğin bitmesinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, kusurlu eşin davacı erkek olduğunu beyanla, davacının açmış olduğu boşanma davasının reddini, birleşen boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, dava tarihinden itibaren müvekkili lehine aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına,

müvekkili lehine 40.000,00 TL maddî, 40.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı erkeğin davalı kadına ev almadığı, ameliyat olduğunda kendisiyle ilgilenmediği, destekte bulunmadığı, sürekli uyuduğu, davalı kadının da davacının ilk eşinden olan çocuklarının müşterek köy evine gitmelerini hoş karşılamadığı, ekonomik beklentilerinin yüksek olduğu ve para taleplerinin olduğu nazara alındığında tarafların birliğin sarsılmasında eşit kusurlu oldukları, evlilik birliğinin eşlerden devam ettirmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı,

ayrıca birliğin devamında taraflar ve toplum yönünden de korunmaya değer bir yararın tespit edilmediği bu nedenle boşanmalarına karar verilmesi gerektiği, tarafların kusur durumları göz önünde bulundurulduğunda kadının, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi uyarınca yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davalı kadının emekli olduğu, gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu, asgari ücret düzeyindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağı, buna karşılık davacı erkeğin ise aracının ve arazilerinin bulunduğu,

boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu kabul edilmemesi de dikkate alındığında lehine yoksulluk nafakası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 150,00 TL tedbir, 300,00 TL yoksulluk nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı -davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiğini, mahkemenin asıl dava yönünden vermiş olduğu bu karara karşı istinaf talebinde bulunmadıklarını, karşı tarafın da boşanma talebi olduğu dikkate alınarak, Mahkeme kararının boşanma yönünden kesinleştirilmesini talep ettiklerini, erkek eşin kusuru olmadığını, kadın eşin tam kusurlu olduğunu, tedbir ve yoksulluk nafakasının haksız olduğunu, hükmü bu yönüyle de istinaf ettiklerini beyanla, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen nafakalar yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı -davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; evliliğin bu hale gelmesinde erkek eşin tam kusurlu olduğunu, yoksulluk nafakası miktarının düşük olduğunu, tazminat taleplerinin reddinin doğru olmadığını, erkeğin asıl davasının reddedilmesi, birleşen davalarının ise kabul edilmesi gerektiğini beyanla, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

İlk Derece Mahkemesince 18.12.2019 tarihinde her iki davanın kabulü ile boşanmaya ve boşanmanın fer'îlerine karar verildiği, karara karşı taraflarca 17.07.2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı -davalı ...'in, dosya istinaf incelemesindeyken 21.02.2022 tarihinde vefat ettiği, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölümle sona erdiği, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı-davalının mirasçılarının davayı kusur tespiti açısından takip etme haklarının bulunduğu,

davacı-davalının mirasçılık belgesinin dosyada bulunduğu ve sağ kalan kadın eş dışındaki bütün mirasçılar vekilinin, mirasçıların davayı takip ettiklerini bildirir 29.06.2022 tarihli dilekçe sunduğu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde belirtilen tarafların eşit kusurlu davranışlarının dosyadaki deliller ile gerçekleştiği gerekçesi ile; tarafların istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerine ilişkin hükümleri dışında kalan diğer hüküm fıkralarının kaldırılmasına, kaldırılan yönlerden yeniden hüküm tesisi ile;

dosyaya alınan nüfus kaydına göre davacı-davalı ...'in 21.02.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla taraflar arasındaki evlilik birliği ölümle sona erdiğinden, boşanma talepleri konusuz kaldığından, boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davalı-davacı ...'in boşanmaya sebebiyet verecek derecede asıl kusurlu olduğunun, davacı-davalı (müteveffa) ...'in boşanmaya sebebiyet verecek derecede asıl kusurlu olduğunun tespitine,

taraflar arasındaki evlilik birliği ölümle sona ermekle boşanma talebi konusuz kaldığından davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-davalı erkek mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından boşanma yönünden verilen kararın kesinleştiğine dair şerh verilmemiş ise de, her iki tarafca boşanma talep ve iradesi doğrultusunda kararın boşanmaya dair kısmının taraflarca itiraz edilmeyerek istinaf öncesinde kesinleştiğini, öncelikle bu hususun nazara alınarak İlk Derece Mahkemesince verilen kararın boşanma yönünden istinaf öncesi tarihte kesinleştiğinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gözetilmemesinin doğru olmadığını, evliliğin ölümlü değil boşanma ile sona erdiğini,

müteveffa davacı-davalının boşanmaya sebebiyet verecek derecede asıl kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, boşanmada asli ve tek kusurlu tarafın, davalı -davacı kadın olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden evliliğin ölümle değil boşanmayla sona erdiğinin istinaf incelemesinde dikkate alınmaması ve murisleri olan davacı -davalı erkeğe de kusur yüklenmek suretiyle müteveffa eş yönünden de kusur tespiti yapılması yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı -davalı vekili temyiz dilekçesinde, taraflar arasındaki boşanma kararının kesinleştiğini ve bu nedenle öncelikli kararın boşanma yönünde olması gerektiğini ileri sürmüş ise de asıl ve fer'înin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu, bu nedenle taraflar arasında boşanmanın gerçekleşmediğinin ortada olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönü ile doğru olduğunu, esas yönden ise müvekkiline atfı kabil bir kusurun bulunmaması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu beyanla, aleyhine yapılan kusur tespiti yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı açılan boşanma ve fer'îleri istemine ilişkin davada, davacı-davalı erkeğin yargılamanın devamı sırasında ölümü üzerine taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölümle sona erip ermediği, ölüm tarihinden önce kurulan boşanma hükmünün kesinleşip kesinleşmediği, somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması imkanının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 181 inci maddesinin ikinci fıkrası; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.İlk Derece Mahkemesince, karşılıklı olarak açılan boşanma davalarına ilişkin yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından; kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen nafakalar yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı yönünden istinaf edilmiştir.

Dosya istinaf aşamasında iken davacı-davalı erkeğin 21.02.2022 tarihinde ölümü üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki evlilik birliği ölümle sona erdiğinden, konusuz kalan boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davalı-davacı kadının ve davacı-davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek derecede asıl kusurlu olduklarının tespitine,

davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında evlilik birliği ölümle sona ermekle boşanma davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar taraflar arasındaki evlilik birliğinin erkeğin ölümü ile sona erdiği gerekçesiyle yazılı şekilde 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince kadının davasında verilen boşanma hükmü taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup taraflar arasındaki evlilik birliği ölümle değil boşanmayla sona ermiştir.

Somut olayda davacı -davalı erkeğin ölüm tarihi itibariyle taraflar arasındaki evlilik birliği boşanmayla sona erdiğine göre 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesine göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Ayrıca hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölümle değil boşanmayla sona erdiği dikkate alınarak, tarafların istinaf dilekçelerinde belirttikleri istinaf sebepleri ile sınırlı olacak şekilde istinaf incelemesi yapılarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2.Kabule göre de; evlilik birliğinin ölümle sona erdiği durumlarda 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ölen eşin mirasçılarının davaya kusur tespiti yönünden devam etmeleri halinde mahkemece konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararının yanında sağ kalan eşin boşanmaya yetecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken, ölen eşin kusurlu olduğunun tespiti yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10633, K. 2023/1324, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10633
Karar No
2023/1324
Tarih
23 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10635 K.2023/1325
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10636 K.2023/1326
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/10638 K.2023/854
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10638 K.2023/1327
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10639 K.2023/994
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/10640 K.2023/4113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.