KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/1450 E., 2022/2961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, kendi nafaka ve tazminat taleplerinin reddi ile tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılamasında mahkemece kadının ağır kusurlu olduğundan bahisle tarafların boşanmasına karar verilmiş, karar davalı kadın tarafından istinaf edilmekle, bölge adliye mahkemesince istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusur durumuna göre kadının kusurunun erkeğe nazaran daha ağır olduğuna kanaatle hüküm verilmiş ise de, dosya üzerinde yapılan incelemeden; mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusur durumuna göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davacı-davalı kadının ağır kusurlu kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu olup, davalı-davacı erkek yararına TMK 174/1. ve TMK 174/2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı erkek yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle, boşanmaya neden olan vakıalarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre, kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği açıktır. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile yoksulluk nafakasının reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/1450, K. 2022/2961, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama