KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/3034 E., 2022/5293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, davalı kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175).
Yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK. m. 176/1).Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, tekstil işinde asgari ücretli olarak çalışmakta olduğu, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumlarına göre kadının asgari ücret seviyesindeki gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş (HGK m. 2009/3-165-186) ise de; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre dikkate alındığında kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 176 ncı maddesinin birinci fıkrası nazara alınarak,
hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" yönünde karar verilip verilemeyeceği hususu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/3034, K. 2022/5293, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama