KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2022/5540 E., 2022/7647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve nafakaların miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, velayet ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre; tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde ortak çocuklar ... ve ...’un her biri için aylık 200 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince verilen kısa kararda, velayeti anneye bırakılan ortak çocuklar için “ayrı ayrı” aylık 300 TL iştirak nafakasına hükmedilmişken; gerekçeli kararın hüküm sonucu bölümünde “kararın kesinleşmesini müteakip aylık 300 TL iştirak nafakasının davalı-davacıdan alınıp davacı-davalıya verilmesine” denmek suretiyle kısa karar ve hüküm sonucu arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmekledir. Yanlışlık ancak kanun yollarına başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. O halde, mahkemece yapılacak iş ortak çocuklar lehine hükmedilen iştirak nafakaları yönünden, 10.04.1992 tarihli 1991/7 esas ve 1992/4 karar sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5540, K. 2022/7647, 3 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama