İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2348 K.2023/5276

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2348Karar2023/5276Tarih8 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.429 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/2348 E., 2023/5276 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Kasım 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1455 E., 2023/179 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 1. Aile Mahkemesi
Sayısı
2021/82 E., 2022/8 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.429 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle, eşi ... tarafından ... 1.Aile Mahkemesinin 2013/749 E. 2016/103 K. Sayılı dosyası üzerinden boşanma davası açıldığını, davacı ...'in vefat etmesi nedeniyle boşanma, nafaka ve tazminat davaları yönünden konusuz kalan dava sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun)181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafların boşanma davası yönünden eşit kusurlu sayılmalarına karar verildiğini,

temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 2.HD.'nun 07.02.2018 tarih ve 2016/10577 Esas 2018/1573 Karar sayılı ilamı ile "davalı ...'in boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine" sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, boşanma davasının eşinin yönlendirilmesi nedeniyle açıldığını, mirasçıların da kusur yönünden bu davaya kötüniyetli bir şekilde devam ettiklerini amaçlarının müvekkilini mirasçılıktan çıkartmak ve murisin malvarlığını kaçırmak olduğunu, müvekkilinin boşanma dosyasında cevap süresini kaçırdığı için kendini yeterince savunamadığını,

aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini, kararın 27.11.2019 tarihinde kesinleştiğini, bahse konu yerel mahkeme kararının gerekçesinde, "...kendisine sopa ile vurduğundan bahisle sözleşmenin feshi ile taşınmazların adına tescilini talep etmiş ise de, 9.SCM'nin 2013/478 Esas 2014/205 K. Sayılı dosyasında karşılıklı yaralama suçundan dolayı TCK 86/2.

Madde uyarınca taraflara ceza verildiğini, cezanın paraya çevrilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiğini, ceza dosyasında bulunan sağlık kurulu raporları mahallinde yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanları,... Davacının eşi ...'e vurduğu, davalının da elinden almak isterken yaralandığı,....

Tarafların murisi ...'e ölene kadar davalı tarafın ...'de bulunan dairede ve yazları yaylada kendisine baktığı, bakım borçlusu olan davalının bakıp gözettiği, davalının bakım ve gözetim görevini yerine getirdiği.." gerekçelerine yer verildiğini, bu karar ile müvekkilinin boşanma davasında haklılığını ispatlar yeni bir delil olduğu,

karşılıklı yaralamadan ceza verilen dosya hakkında kanun yararına bozma yoluna müracaat edildiğini, yine boşanma davası sonrası açılan murisin vefatından üç gün önce üzerine kayıtlı üç adet taşınmazın muvazaalı bir şekilde devredildiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasında da müvekkilinin mirasçılık sıfatı kaldırılmış olduğundan davaların husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verildiğini bu dosyanın da yeni bir delil teşkil ettiğini, aleyhinde hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin,

kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması ve lehine karar verilen tarafın karara tesir eden bir hileli davranışta bulunması nedeni ile yargılamanın iadesinin gerektiğini, murisin rahatsızlığı üzerine ölümünden önce mirasçıların babalarını alıp götürdüklerini, müvekkilinin bir daha murisi göremediğini, ne olduğunu anlamadan sonrasında ölüm haberini aldığını, cenazesini dahi müvekkiline göstermediklerini, tüm bu hareketlerin murisin gerçek rahatsızlığını müvekkilinin öğrenmemesi adına yapıldığını ve davanın seyrinin değiştirilmesi ve gizli kalması için bu hareketleri yaptıklarının anlaşıldığını,

murisin hasta iken boşanma davası açtırılmaya yönlendirildiğini, hastanede yatarken elinden vekâletname alınıp mallarının diğer çocukları adına geçirildiğini, hile ve yalanlarla boşanma davasının açtırıldığını, müvekkilinin mirasçılık sıfatının haksız bir şekilde kaldırılmasına neden olduklarını belirterek, murisin çocukları tarafından hileli davranışlar ile hükme tesir edecek olan yalan tanıklık ve murisin rahatsızlıklarını gizleme şeklinde davranışları nedeniyle yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar ile bir kısım davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; yargılamanın iadesi sebeplerinin oluşmadığın belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/243 Esas ve 2015/403 Karar sayılı dava dosyası, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmediği iddiası ile davacı aleyhinde açılan tapu iptali ve tescil istemli bir dava olup dava tarihinin 23.05.2014, karar tarihinin 17.11.2015 ve yargılama sonucunda verilen kararın kesinleşme tarihinin ise 27.11.2019 olduğu, yine ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/304 Esas ve 2019/180 Karar sayılı dava dosyasının ise davacı kadın tarafından muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemli dava olup, davanın 13.05.2015 tarihinde açıldığı, 10.07.2019 tarihinde karara çıktığı ve kanun yollarından geçerek 17.06.2021 tarihinde kesinleştiği, her iki dava dosyasının konusunun tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup davaların hukuksal niteliği gereği boşanma davası bakımından yargılamanın iadesi nedeni olan davacının elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen ve karar sonrası ele geçirilen belge mahiyetinde değerlendirilemeyeceği,

zira yeni delil olarak dayanılan dosyaların yargılama sonucu verilen ve boşanma dosyası ile ilgisi ve tesiri olmayan mahkeme ilamları niteliğinde olduğu, ayrıca ...

4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/243 Esas sayılı ilamındaki gerekçe ölünceye kadar bakım sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin irdelenmesine ilişkin olup, iddia gibi ceza ve boşanma dosyası gerekçesini ortadan kaldıracak şekilde bir tespitte bulunulduğu şeklinde de yorumlanamayacağı, kaldı ki, yargılamanın iadesine konu edilen boşanma davası davası devam ederken ne de başvurulan temyiz ve tashihi karar yolu aşamalarında bildirilen tapu iptali ve tescil dosyalarının ileri sürülmediği,

... kapatılan 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/478 Esas ve 2014/205 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile davacı kadının silahla eşe karşı kasten basit yaralama suçunu işlediğinin sabit görüldüğü, davacının kanun yararına bozma başvurusunun ise kabul görmediği,

her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinin sonuç kısmında yalan tanıklıktan bahsetmiş ise de, kanunda sayılan yalan tanıklık için kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararının bulunması gerektiği, bu kapsamda ileri sürülen nedenlerin kanunda belirtilen yargılamanın iadesini gerektiren durumlar arasında bulunmadığı ve ileri sürülen sebeplerin kanunda yazılı yargılamanın iadesi sebeplerinden olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bahse konu tapu iptal davalarında tartışılan ve değerlendirilen delillerin yerel mahkemenin dava konusunu oluşturduğunu, kararın gerekçesinin müvekkilinin kusuru olmadığına, yahut az kusuru olduğuna ilişkin deliller barındırdığını, yine mahkeme gerekçesinde boşanma davası devam ederken bildirilen tapu iptal ve tescil dosyalarının ileri sürülebilecekken sürülmediğinden bahsedilmiş ise de bu davanın boşanma davasından yaklaşık 1 yıl sonra açıldığını ve yazılı yargılama usulüne tabi olan boşanma davasında delil bildirme aşamasının sona erdiğini, yine mahkeme gerekçesinde,

ceza dosyasında kesinleşen ilam hakkında kanun yararına bozma başvurusunun kabul görmediği belirtilmiş ise de; açıkladıkları üzere başvuruda eksiklik olmasından kaynaklı böyle bir cevap verildiği, eksikliğin tamamlandıktan sonra yeniden başvuru yapıldığı, yapılan başvurunun sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Mahkemenin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçesiz olduğunu, belirtilen tapu iptali tescil davasında deliller ve gerekçe kısmında şiddet olayına açıklık getirildiği ve boşanma davasında müvekkilinin haklılığını ispatlar nitelikte olduğunu, bu durumun yeni delil niteliğinde olması sebebi ile yargılamanın iadesi nedeni oluşturduğunu, mirasçı olan çocuklarının kötü niyetlerinin açılan tapu iptali tescil davasından anlaşıldığını, vefatından 3 gün önce taşınmazların devredildiğini, murisin ilk eşinden çocuklarının hile yalan ile dolduruşa getirerek boşanma davası açılmasına neden olunması,

ölüm nedeninin saklanması, ölmeden 3 gün önce taşınmazlarının devredilmesinin yargılamanın iadesi nedeni teşkil ettiği belirtilerek kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından açılan yargılamanın iadesi davasında davacı iddialarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinde sayılı olan yargılamanın iadesi sebeplerinden olup olmadığı, belirtilen iddianın gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 374 üncü maddesi, 375 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2348, K. 2023/5276, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2348
Karar No
2023/5276
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2349 K.2023/6205
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/2356 K.2023/8458
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2357 K.2023/8757
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2358 K.2023/11878
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2359 K.2023/11879
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/2359 K.2023/8457

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.