KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/3507 E., 2024/9072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1972 E., 2022/1804 K.
- Dava türü
- Karşılıklı boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 12. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/53 E., 2019/953 K.
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı- karşı davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davacı- karşı davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, ortak çocuk 2012 doğumlu Hasan Ali'nin ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Davacı-karşı davalı kadının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması ve tanık beyanlarına göre avukat olduğunun belirtildiği, SGK kaydının incelenmesinde de aktif kaydının bulunduğu anlaşılmışsa da; kadının sürekli ve düzenli gelir elde edip etmediği anlaşılamamaktadır. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, kadının işinin sürekli mahiyette olup olmadığı, gelirinin düzenli ve yeterli olup olmadığı hususunun araştırılarak ve vergi dairesinden üzerine kayıtlı iş yeri levhası olup olmadığı sorularak yoksulluk nafakası istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3507, K. 2024/9072, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama