İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/376 K.2023/3302

...

Esas2023/376Karar2023/3302Tarih15 Haziran 2023Okuma11 dk · 2.295 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/376 E., 2023/3302 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2023
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.295 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

...

MAHKEMESİ

... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI

2022/918 E., 2022/1655 K.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ

... 2. Aile Mahkemesi

SAYISI

2020/219 E., 2022/39 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesi hükmü gereğince, karşı davanın ise aynı Kanunu'nun 163 üncü maddesi hükmü gereğince kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, erkeğin karşı davada aynı Kanunu'nun 161 inci ve 162 inci maddeleri yönünden taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı kadın vekili dava ve cevaba cevap (karşı davaya cevap) dilekçelerinde özetle; tarafların 2009 yılında evlendiğini, bu evliliklerinden ortak çocukları olduğunu, erkeğin, aşırı kıskanç olduğunu, kadına ve ortak çocuklara fiziksel şiddet uyguladığını, yatağını ayırdığını, baskıcı olduğunu, birlik görevini ihmal ettiğini, küçük düşürücü sözler söylediğini, ailesi ile görüşmesine izin vermediğini, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığını, hakaret ettiğini, ilgisiz olduğunu, karşı davada dayanılan vakaların gerçeği yansıtmadığını, kadının telefonunun erkek tarafından zorla elinden alındığını,

kadının ...'de ikamet ettiğini, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılıdğını iddia ederek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, karşı davanın reddine, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir nafakası, 500,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakası, 500,00 TL yoksulluk nafakası, yasal faizi ile birlikte erkekten alınmak üzere 20.000,00 TL maddî tazminat, 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava ikinci cevap (karşı davaya cevaba cevap) dilekçelerinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, işbu dava ile ilgili yargılama yapmakla görevli ve yetkili mahkemenin ...

Anadolu Aile Mahkemesi olduğunu ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, asıl davada dayanılan vakaların gerçeği yansıtmadığını, kadının, birden fazla kez sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, birlik görevini ihmal ettiğini, ortak konutu terk ettiğini, sık sık telefon hattını değiştirdiğini, gizli telefon kullandığını, sosyal medyada değişik isimlerle hesaplar açtığını iddia ederek karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 163 üncü maddeleri hükümleri gereği boşanmalarına, asıl davanın reddine, ortak çocukların velâyetlerinin babaya verilmesine,

erkek yararına 30.000,00 TL maddî tazminat, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2019 tarih ve 2016/607 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararı ile erkeğin, kadının üzerine kapıyı kilitlediği, giyimine müdahale ettiği, hakaret ettiği, aşırı kıskanç olduğu, fiziksel şiddet uyguladığı, kadının ise telefonda başka erkeklerle görüştüğü, cinsel içerikli fotoğraflar paylaştığı, kendisini sosyal medyada bekar ve farklı isimlerle hesap açtığı, bu hususun tüm dosya kapsamından sabit olduğu,

boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanunu'nun 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği boşanmalarına, erkek tarafından usulüne uygun olarak harcı yatırılmak suretiyle açılmış karşı dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocukların velâyetlerinin erkeğe verilmesine, ortak çocuklarla anne arasında kişisel ilişki kurulmasına,

kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir nafakası, kadının çalıştığı, düzenli ve sürekli gelir getiren işi olduğu dikkate alınarak kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, tarafların eşit kusurlu olmaları sebebiyle tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından her iki dava ve fer'îleri yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.

Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2020 tarih ve 2019/1229 Esas, 2020/324 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinden; her ne kadar erkek eşin kadın üzerine kapıyı kilitlediği, giyim kuşamına müdahale ettiği, hakaret ettiği, aşırı kıskançlık gösterip eşine karşı fiziki şiddet uyguladığı, kadının ise; telefonda başka erkeklerle görüştüğü, cinsel içerikli fotoğraflar paylaştığı ve kendisini sosyal medyada bekar ve farklı isimlerle hesap açtığı anlaşılmakla, evlilik birliğinin sarsıldığı,

tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise, davalı tarafın usulüne uygun bir karşı davası bulunmadığı ve harcının yatırılmadığından bahisle karşı dava konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; erkek vekili tarafından 27.05.2016 tarihinde cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinin verildiği, 200,00 TL delil avansının yatırıldığı, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince yargılamanın ilerleyen aşamalarında erkeğe, karşı dava harcını tamamlaması için usulüne uygun süre verilmediği, harcın tamamlattırılmadığı,

yargılama sonunda da karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yine kadının adli yardım talebi ile ilgili olumlu olumsuz karar verilmemesinin de hatalı olduğu belirtilerek; davalı-karşı davacı erkek vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı-karşı davacı erkek vekilinin diğer istinaf itirazları incelenmeksizin belirtilen eksiklikler doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin, kadının üzerine kapıyı kilitlediği, kadının yaşam tarzınına müdahale ettiği, hakaret ettiği, aşırı kıskanç olduğu, fiziksel şiddet uyguladığı,

kadının ise sürekli başka erkeklerle görüştüğü, kendisini sosyal medyada "Zeynep" ismi ile bekar olarak tanıttığı, farklı erkeklerin evine girip çıktığı, sosyal medyada bu erkeklerle görüşüp mesajlaşmak suretiyle cinsel içerikli fotoğraflar paylaştığı ve farklı isimlerle hesaplar açtığı, sık sık ortak konttan gittiği, 4721 sayılı Kanunu'nun 163 üncü maddesi kapsamında uygunsuz hayat sürerek erkek eş için bu durumun birlikte yaşamı çekilmez hale getirdiği, kadının haysiyetsiz yaşam sürdüğünün ispatlandığı,

boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile asıl davanın evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanarak, karşı davanın ise haysiyetsiz hayat sürme hukuki sebebine dayanarak kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin, karşı davada 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 162 inci maddelerine dayalı taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine, ortak çocukların fiilen baba yanında kalıyor olmaları, velâyete dair alınan beyanları ve sosyal inceme raporu içeriği dikkate alındığında velâyetlerinin babaya verilmesine,

ortak çocuklarla anne arasında kişisel ilişki kurulmasına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir nafakası, kadının, düzenli ve sürekli gelir getiren işi olduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından yoksulluk nafakası talebinin reddine, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olmaları sebebiyle tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan kusur belirlemesinin hatalı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğu ve kadının davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yargılama sırasında yetki itirazında bulunulduğu ve yetki itirazının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, karşı dava dilekçesinde dayanılan tüm hukuki sebeplerin ispatlanmasına rağmen diğer sebeplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu,

kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek; asıl davanın kabulü, karşı davada 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 162 inci maddeler hükümlerine dayalı taleplerinin reddi, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakası, yetki itirazının reddi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yetki itirazının gerekçesiz reddedildiğini yönünde istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de; dosya üzerinde yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince; davanın açıldığı tarih itibariyle davacı-karşı davalı kadının mernis kayıtları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanunu'nun 168 inci maddesi hükmü gereğince erkeğin yetki itirazının reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,

toplanan deliller neticesinde İlk Derece Mahkemesince, asıl davada erkek eşin kadın eşe karşı üzerine kapıyı kilitlediği, kadının yaşam tarzına müdahalede bulunduğu, hakaret ettiği, aşırı kıskançlık gösterip kadın eşi darp etmek suretiyle fiziksel şiddet uyguladığı, karşı davada ise kadın eşin, sürekli başka erkeklerle görüştüğü, kendisini sosyal medyada Zeynep ismi ile bekar olarak tanıttığı, farklı erkeklerin evlerine girip çıktığı, sosyal medyada bu erkeklerle görüşüp mesajlaşmak suretiyle cinsel içerikli fotoğraflar paylaştığı ve farklı isimlerle hesaplar açtığı, sık sık evden gittiği, haysiyetsiz hayat sürdüğü,

erkek eş için bu durumun birlikte yaşamı çekilemez hale getirdiği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın evlilik birliğinin sarsılması, karşı davanın ise haysiyetsiz hayat sürme hukuki sebeplerine dayalı olarak kabulüne karar verilmesinde ve karşı davada erkeğin 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 162 inci maddeleri hükümlerine dayalı açılan davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların eşit kusurlu olmaları sebebiyle tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu,

yine kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasında bir isabetsizlik ve çelişki bulunmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının hatalı olduğu belirtilerek istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle asıl davanın kabulü, 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 162 inci maddeler hükümlerine dayalı taleplerinin reddi, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakası ve yetki itirazının reddine karar verilmesi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasında; davalı-karşı davacı erkeğin 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci maddesi ve 162 nci maddesi hükmüne dayalı boşanma davalarının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, kusur belirlemesinin yerinde olup olmadığı, kadının davasının kabulü ile kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin kabulü gerekip gerekmediği, yetki itirazının reddinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 19 uncu ve devam maddeleri, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ve 371 inci maddesi; 4721 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesi, 6 ıncı maddesi, 161 inci maddesi, 163 üncü maddesi, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesi, 51 inci maddesi.

3.Değerlendirme 1.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğin 4721 sayılı Kanunu'nun 162 inci maddesi hükmüne dayalı bir davasının bulunmadığının anlaşılmış bulunmasına göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince; kadına, sürekli başka erkeklerle görüştüğü, kendisini sosyal medyada Zeynep ismi ile bekar olarak tanıttığı, farklı erkeklerin evine girip çıktığı, sosyal medyada bu erkeklerle görüşüp mesajlaşmak suretiyle cinsel içerikli fotoğraflar paylaştığı ve farklı isimlerle hesaplar açtığı, sık sık ortak konuttan gittiği, erkeğe ise evden çıkarken kadının üzerine kapıyı kilitlediği, giyimine karıştığı, aşırı kıskanç olduğu, yaşam tarzına müdahale ettiği, camdan dışarı bakmasına dahi izin vermediği,

kadına hakaret ettiği vakaları kusur olarak yüklenmiş ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek asıl davanın evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşı davanın ise haysiyetsiz hayat sürme hukuki sebebine dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 162 inci maddeleri hükümleri uyarınca açtığı karşı davasının reddi, kusur belirmesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakası, yetki itirazının reddi yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, davalı-karşı davacı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan delillere ve İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre kadının zina eyleminin ispatlandığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının, erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. O halde, erkek tarafından zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır.

Ne var ki erkeğin haysiyetsiz hayat sürme hukuki sebebine dayanan boşanma davasında verilen boşanma kararı temyizin kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş, erkeğin zina hukuki sebebine dayalı boşanma davası konusuz kalmıştır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, erkeğin, zina hukuki sebebine dayalı davasının konusuz kaldığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3.Boşanmaya sebep olan olaylarda yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere kadın ağır kusurludur. Boşanmakla erkeğin mevcut ve beklenen menfaatlerinin zedeleneceği, en azından eşinin desteğinden mahrum kalacağı anlaşılmaktadır. Kadının gerçekleşen kusurlu davranışları aynı zamanda erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Somut olayda erkek yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkra koşulları oluşmuştur.

O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak erkek yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının zina hukuki sebebine dayalı davanın reddi, kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin zina hukuki sebebine dayalı davasının reddi, kusur belirlemesi, erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönünden BOZULMASINA,

3.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/376, K. 2023/3302, 15 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. İlk Derece Mahkemesi
  6. Sayısı
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  10. A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
  12. IV. İstinaf
  13. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  14. B. İstinaf Sebepleri
  15. C. Gerekçe ve Sonuç
  16. V. Temyiz
  17. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  18. B. Temyiz Sebepleri
  19. C. Gerekçe
  20. VI. Karar
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/376
Karar No
2023/3302
Tarih
15 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/376 K.2023/7301
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/377 K.2023/9113
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/378 K.2023/9114
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/378 K.2023/1860
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/378 K.2023/617
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/378 K.2023/3183

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.