İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4319 K.2024/2496

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4319Karar2024/2496Tarih17 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.460 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/4319 E., 2024/2496 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Nisan 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1061 E., 2022/2106 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 19. Aile Mahkemesi
Sayısı
2020/348 E., 2022/189 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.460 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ...'in evli olduklarını, tarafların evlilik birliği içinde aile konutu olan İstanbul İli ... İlçesi, ... Mahallesi, 238 Ada, 15 Parselde bulunan 3 nolu bağımsız bölüm ve yazlık olarak kullandıkları İstanbul İli ... İlçesi ...

Mahallesi 29 pafta, 345 Ada, 17 parselde bulunan taşınmazları edindiklerini, bunların davalı eş üzerine tescil edildiğini, davacı ile davalı eşin, 2020 yılı başlarında kısa süreli anlaşmazlık yaşadıklarını, sonrasında barıştıklarını, ancak davacının eşi ile anlaşmazlık yaşadığı bu dönemde davalı eşin kızgınlıkla kendi adına tescilli bulunan ve biri aile konutu olan 2 adet taşınmazın, oğulları ... ve kızları mihrinaz vasıtasıyla yakın arkadaşlarına devredildiğini, bu devrin muvazaalı olduğunu, satışı gerçek gibi göstermek için satış bedellerinin oğlu tarafından üçüncü kişilere aktarıldığını,

üçüncü kişilerce bu para kullanılarak eşine satış bedeli ödenmiş gibi gösterildiğini, sonrasında satış bedelinin eşi tarafından tekrar oğluna aktarıldığını, hatta bu işlemlerin tamamının bizzat oğlu tarafından yapıldığını, Çekmeköy'de bulunan aile konutunun ortak çocuk Mihrinaz Karademir vasıtası ile ... adına, Şile ilçesinde yer alan taşınmaz ... vasıtası ile Burhan Tezcan adına tescil edildiğini, Şile'deki evin ise yazlık ev niteliğinde olup, Mahkemenizin görev alanına girmediğinden genel mahkelemerde dava açılacağını, aile konutu olan Çekmeköy İlçesinde bulunan taşınmazın devrinin 110.000,00 TL'ye yapılmış olduğunu,

satış bedeli olan 110.000,00 TL'nin, ... tarafından kendisine ait banka hesabından çekilip, sonrasında diğer davalı ...'nın davalı eş ve müvekkilinin kızı ile birlikte başka bir bankanın şubesine gidilerek ... ismiyle davalı eş hesabına ödendiğini, satış sonrasında ise davalı eşin, satış bedelini müvekkilinin oğlu ... hesabına peyder pey iade ettiğini, satışın muvazaalı olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla dava kesinleşinceye dek taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına,

davanın kabulü ile muvazaalı işlemin iptaline, dava konusu taşınmazın miras payı oranında davalı üzerine tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde. "Davalı ...'nın, dava konusu İstanbul İli, ... İlçesi, 238 Ada, 15 Parsel de kayıtlı 3 No'lu bağımsız bölümde bulunan daireyi 22 Ocak 2019 tarihinde diğer davalı ...'den parasının bir kısmını banka aracılığı bir kısmını da elden peşin ödemek suretiyle satın aldığını, satış işleminin davacının bilgisi ve isteği doğrultusunda yapılmış olduğunu, gerçek bir satış işlemi olduğunu, muvazaa iddiasının doğru olmadığını,

davacı ... ve diğer davalı ...'in maddî sıkıntı içine düştüklerinden dava konusu daire ile yine aynı mahallede bulunan davacı ... adına kayıtlı olan diğer bir daireyi satıp bu iki dairenin parasının bir kısmı ile borçlarını ödemek bir kısmı ile de oturabilecekleri bir daire satın almak üzere dava konusu daireyi müvekkiline sattıklarını, müvekkilinin daireyi satın alabilmek için Ankara'dan geldiğini, tapu işlemlerini bizzat diğer davalı ile birlikte kendisinin gerçekleştirdiğini, tarafların dairenin satışı konusunda 250.000,00 TL'ye anlaştıklarını, 110.000,00 TL'sinin davalı ...'in banka hesabına yatırıldığını,

geriye kalan kısmının da ...'e elden teslim edildiğini, davacı ve diğer davalı ... ile müvekkilinin, aynı mahallede bulunan davacı adına kayıtlı dairenin satılması ve akabinde oturabilecekleri yeni bir dairenin satın alınması işlemleri gerçekleşinceye kadar dava konusu dairede oturmaları konusunda anlaştıklarını, bu nedenle davalı müvekkilinin, davacıyı ve diğer davalıyı dava konusu daireyi tahliye etmeleri konusunda zorlamadığını, dava dilekçesindeki iddiaların çelişkili olduğunu, davacının,

dava konusu meskenin diğer davalı eş tarafından müvekkiline satışı konusunda rıza gösterdiğini ve bir buçuk yıl boyunca herhangi bir itirazda da bulunmadığını, davacının aile konutu olarak oturabileceği kendisine ait bir daire olmasına rağmen davacının bu daireyi sattığını ve akabinde huzurdaki davayı açtığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek gayrimenkul üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı eş ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı iken 22.01.2019 tarihinde diğer davalı ...'ya satıldığı, satış tarihi itibarı ile ilgili gayrimenkulün aile konutu niteliğinde olduğu, dava dilekçesinde muvuzaalı işlem iddiası ile banka kayıtlarından da bahsedilmiş ise de bu yönde delil sunulmadığı, ayrıca bu iddianın tanık beyanları ile de kanıtlanamadığı, satışın, davacının bilgisi haricinde yapıldığı iddiası bakımından değerlendirme yapıldığında ise; toplanan delillere göre davaya konu taşınmazın satımından davacının haberdar olduğu,

tarafların müstakil bir ev almaya karar vererek satış kararını birlikte verdikleri, gayrimenkulün değerinin belirlenmesi amacı ile ortak çocuk ... tarafından internet sitesine tarafların bilgisi dahilinde ilan verildiği, taşınmazın davacının bilgisi ve onayı dahilinde satıldığı dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sabit olduğu, aile konutu olarak kullanılan gayrimenkulün satımında, davacının açık rızasının bulunması karşısında satış işleminin 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesine aykırılığından bahsedilemeyeceğinden iptal talebinin kabulü mümkün görülmediği,

mevzuatta evlilik birliği içinde miras payı oranında tescile dair bir düzenleme bulunmaması ve gayrimenkulün satışının iptal edilmemiş olması nedeniyle davacının bu yöndeki talebinin de kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrarla tanık beyanlarıyla dava konusu edilen taşınmazın taraflarca birlikte kullanıldığı, aile konutu olduğu, sadece tarafların 2019 yılında yaşadığı bir geçimsizlik ortamında davalı babanın eşine kızarak ondan habersiz bu taşınmazı sattığını, karar gerekçesinin hatalı olduğunu, zira davacının okuma yazma bilmeyen bir hanım olup internet sitesine bu evin satışının verilmesinden haberi vardır şeklindeki gerekçenin zorlamadan ibaret olduğunu, tanıklardan ...'nın evin satışı ile ilgili davacı ile hiç karşılaşmadığını, notere dahi davacının gelmediğini beyan ettiğini,

ortak çocuk ...'in taşınmaz alım satımı yaptığını, sitesinde babasına ait dairenin bulunmasının nedeninin kendi portföyünü zengin göstermek olduğunu ifade etmesine rağmen mahkemenin bunu yanlış yorumlayarak zorlama bir başka yöne çektiği gerekçeleri ile reddedilen davası yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı ... vekili istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde davalının istinaf taleplerinin reddine ve ihtiyati tedbirin ivedilikle kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın, davalı eş ... adına kayıtlıyken 22.01.2019 tarihinde davalı ...'ya devredildiği, satış parasının 110.000,00 TL'sinin davalı ...'in banka hesabına yatırıldığı, geriye kalan kısmının elden teslim edildiği, davacı ve diğer davalının aynı mahallede bulunan ve davacı adına kayıtlı olan dairenin satılması ve oturabilecekleri yeni bir dairenin satın alınması işlemleri gerçekleşinceye kadar dava konusu dairede oturmaları konusunda anlaşıldığı, eldeki davanın satış işleminden bir buçuk yıl sonra açıldığı,

davacının davalı eş tarafından ...'ya taşınmazın satışı konusunda rıza gösterdiği ve 1,5 yıl boyunca herhangi bir itirazda bulunmadığı, hatta davalı ve oğlu ...'in piyasa araştırması yapmak amacı ile taşınmazı sahibinden.com sitesine koyarak daha sonra bu ilanı kaldırdıkları, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinde yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmediği,

bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebileceği, ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "açık" olması gerektiği, bu duruma göre davacı ile davalı eşin ortak karar ile taşınmazı davalı ...'ya sattıkları, davacının evin satılmasında açık rızasının olduğunun kabulü gerektiği anlaşıldığından davanın reddine ilişkin sonuç kararda usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğin gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine,

davalının taşınmaza konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde değerlendirilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuş, davalı ... vekili ise temyize cevabında davalının temyiz taleplerinin reddine karar verilmesini ve ihtiyati tedbirin ivedilikle kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesini tekrarla reddedilen davası yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu aile konutunun devrine kadının açık izninin olup olmadığı, davalı tarafından bu iddianın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 190 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 194 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4319, K. 2024/2496, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4319
Karar No
2024/2496
Tarih
17 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4319 K.2024/3608
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/4321 K.2024/4996
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4321 K.2024/2806
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4321 K.2024/2497
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4326 K.2024/2689
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4328 K.2024/913

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.