İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/437 K.2023/4079

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.

Esas2023/437Karar2023/4079Tarih20 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.411 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/437 E., 2023/4079 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2023
Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2267 E., 2022/2292 K.
Karar
Başvurunun Kısmen Kabulü, yeniden esas hakkında hüküm tesisi
İlk derece mahkemesi
Çekerek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2019/234 E., 2022/115 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.411 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle kararın kaldırılarak kısmen yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, kadının sair, erkeğin tüm istinaf itirazlarının ise esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.... erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, başka bir erkek ile sürekli telefonla irtibat halinde olduğunu, evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunduğunu ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babalarına verilmesine, erkek yararına 25.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.... erkek vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; kadının sadakatsizlik eylemlerini devam ettirdiğini ileri sürerek birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; erkeğin, kadının sosyal hayatını kısıtladığını, kimseyle görüştürmediğini, akrabalarına dahi gitmesine izin vermediğini, küfür ettiğini, aşağılayıcı kelimeler kullandığını, şiddet uyguladığını, çocuklarına da şiddet uyguladığını, güven sarsıcı olacak şekilde başka kadınlarla konuştuğunu, kıskanç tavırlar sergilediğini, tabanca çekerek ölümle tehdit ettiğini, bu olay sonrasında kadının iki çocuğunu da alarak annesine gittiğini ve yaklaşık 2 ay kadar orada yaşadığını, bu arada erkeğin boşanma davası açtığını, sonrasında erkeğin akrabalarını da alıp gelerek kadından özür dilediğini,

kadının konuta döndüğünü, açtığı boşanma davasından vazgeçtiğini söylediğini, bir süre sonra hakaret ve küfüre, eski olumsuz davranışlarına devam ettiğini, kadının tekrar baba evine dönmek durumunda kaldığını ileri sürerek davanın reddine, kadın tarafından açılmış olan dava ile eldeki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde; cevap dilekçesindeki iddialarını tekrarla erkeğin kusurlu hareketleri neticesinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye bırakılmasına, ortak çocuklar yararına aylık toplam 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 75.000,00 TL maddî, 75.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar sergilediği, her ne kadar kadının sadakatsiz davranışlarının erkek tarafından affedildiği iddia edildiyse de erkeğin durumdan tam olarak bilgi sahibi olmaması nedeniyle söz konusu sadakatsizliği affetmiş sayılamayacağı, erkeğin ise kadına şiddet uyguladığı,

kadını tehdit ettiği, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların beyanları doğrultusunda velâyetlerinin anneye verilmesine, baba ile çocuklar arasında şahsi ilişki tesisine, ortak çocuklardan her biri yararına aylık 200,00 TL tedbir, 400,00 TL iştirak, kadın yararına sigortalı olarak işe başladığı tarihe kadar aylık 400,00 TL tedbir nafakası ödenmesine,

yoksulluk nafakası talebinin reddine, tarafların maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.... erkek vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarı ile velâyet düzenlemesi yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddi, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarı yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

İlk Derece Mahkemesince kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar sergilediği, erkeğin bu durumdan tam olarak bilgi sahibi olmaması nedeniyle sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları affetmediği gerekçesiyle karar verilmiş ise de; dava açıldıktan sonra erkeğin kadının annesinin evine giderek hata yaptığını, bir daha gereksiz kıskançlık yapmayacağını, elini dahi kaldırmayacağını, tüm hatanın kendisinde olduğunu, kadını sevdiğini, barışmak istediğini, affettiğini söylediği, böylece erkeğin dava açıldıktan sonra kadının kusurlu davranışlarını affettiği, böylece erkek tarafından açılan davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığı,

ancak kadın tarafından açılan birleşen davaya cevap dilekçesinde kadının ortak konuta döndükten sonra da bir başka erkekle fiili olarak görüşmeye devam ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, birleşen dava yönünden kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının kanıtlandığı, o halde birleşen dava yönünden kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, erkeğin de kadını darp ettiği, hakaret ettiği ve evden kovduğu,

bu haliyle tarafların eşit kusurlu oldukları, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumlarına nazaran kadın ve ortak çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarı ile ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarlarının az olduğu gerekçesiyle davalı-davacı kadının, erkeğin kabul edilen asıl davası, kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakalarına yönelik istinaf taleplerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin bu hususlara yönelik hüküm fıkralarının kaldırılmasına,

yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle birleşen dava yönünden kusur gerekçesinin açıklanan şekilde "tarafların eşit kusurlu olduğu" şeklinde değiştirilmesine, erkeğin asıl boşanma davasının reddine, kadın yararına işe başlama tarihine kadar aylık 500,00 TL tedbir, ortak çocuklardan her biri yararına aylık 500,00'er TL tedbir, kararın kesinleşmesinden itibaren aynı miktar üzerinden iştirak nafakası ödenmesine, erkeğin tüm, kadının sair istinaf itirazlarının ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.... erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda kadının ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kadının yoksulluğa düşmediğini, erkek aleyhine tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, tedbir ve yoksulluk nafakası ve velâyet düzenlemesi yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin kadına ait kusurlu davranışlar affettiğini, bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunu, erkeğin sadakatsizliğine ilişkin ıslah yoluyla ileri sürülen iddianın mahkemece değerlendirmeye alınmamasının hatalı olduğunu, kadının maddî ve manevî tazminata hak kazandığını, kadının asgari ücretin altında gelir elde ettiğini, bu durumun kadını yoksulluktan kurtarmadığını, erkeğin tarım ve hayvancılıkla uğraşarak iyi gelir elde ettiğini,

ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarlarının az olduğunu ileri sürerek kararın kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakası talepleri, iştirak nafakalarının miktarı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, tarafların tazminat talepleri ile kadının yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadın yararına tedbir nafakası verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı, ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarlarının ortak çocukların ihtiyaçlarına nazaran yeterli olup olmadığı ile ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesinin çocukların üstün menfaatine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 323 üncü ve 324 üncü maddeleri, 182 nci, 327 nci, 328 inci, 329 uncu, 330 uncu, 336 ncı maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/437, K. 2023/4079, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/437
Karar No
2023/4079
Tarih
20 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/438 K.2023/7674
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/439 K.2023/7208
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/439 K.2023/9667
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/440 K.2023/2350
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/440 K.2023/7209
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/441 K.2023/7056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.