İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4371 K.2024/2632

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine, mal rejimi talebinin tefrikine karar verilmiştir.

Esas2023/4371Karar2024/2632Tarih18 Nisan 2024Okuma8 dk · 1.506 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/4371 E., 2024/2632 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/915 E., 2023/240 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi
Sayısı
2018/150 E., 2021/72 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.506 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine, mal rejimi talebinin tefrikine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde; evliliğin başından beri sürekli psikolojik olarak hasta olmakla itham ettiğini, eleştirdiğini, hiçbir konuda desteklemediğini, evin geçimini sağlamak ve borçları ödemek için çalışmadığı gibi kadının yaptığı işi de küçümseyerek çalışmasına engel olduğunu, sürekli sinirlendiğini, sürekli aşağılayıp azarladığını, çocuk doğduğunda bu sinirlilik halinin arttığını, kadının anneliğini beğenmediğini, kadını kollarından tutarak sarstığını, başkalarının yanında kadını utandırdığını, kadının lohusa olduğu dönemde erkeğin Arjantinli bir arkadaşına evde bir ay misafir ettiğini, kadının rızasının olmadığını,

en son 13.11.2017 tarihinde tarafların birlikte pazara gittiğini, erkeğin orada kadına yavaş yürümesi nedeniyle söylendiğini ve hakaretler ettiğini, taraflar eve geldiğinde tartışmanın devam ettiğini, küfürler ederek kadını evden kovduğunu, kadının kafasına mutfak robotunu attığını, bunun üzerine kadının polis çağırdığını, ceza davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, erkeğin bu olayın ardından eşyalarını toplayarak evden ayrıldığını, evden ayrılırken ortak alınan evin satışından olan parayı da aldığını, ortak çocuğun ihtiyaçlarını umursamayarak kadını ve çocuğu parasız bıraktığını,

kadın geçinemeyince erkeğe zor durumda olduğunu söylediğini, erkeğin ise eski eşinin yanına gittiğini söylediğini, erkeğin sadakatsiz davrandığını, 2018 yılı Ocak ayında erkeğin üç aylığına Güney Amerika'ya tatile gittiğini, döndükten sonra da evin kendisinin olduğunu söyleyerek kadından evi boşaltmasını istediğini belirterek davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, nafakaların enflasyon oranında artırılmasına, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata, mal rejimi tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, kadının evliliğin hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, her zaman kötü saldırgan ve sevgisiz davrandığını, erkeğe haber vermeden günlerce yaz kamplarında kaldığını, içkili eğlence mekanlarında erkeğin tanımadığı kişilerle vakit geçirdiğini, en küçük tartışmada eski erkek arkadaşının evine giderek orada kaldığını, gittiği yerden eve her zaman geç döndüğünü, bir çok kez bebeği evde yalnız bırakarak gece geç saatlere kadar arkadaşlarının yanında kaldığını, erkeğin evden uzaklaştırılması öncesinde iki ayrı günde altı kez erkeğin yüzüne tokat attığını,

polise yansıyan olayı da bebeğe bağırarak kadının başlattığını, erkeğin çocuğu korumaya çalıştığını, kadının erkeğin üzerine yürüdüğünü, sürekli kendini erkeğin eski eşi ile kıyasladığını, kıskançlık yarattığını, çocuğun babasını görmesine engel olduğunu, hakaret ettiğini ve iftirada bulunduğunu, kadının alkol problemi olduğunu belirterek karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına ve ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının fazla alkol tükettiği, erkeğe hakaret ettiği, akşamları dışarı çıktığı ve sorumsuz davrandığı; erkeğin ise eski eşiyle görüşmeye devam ettiği, ondan övgüyle söz ettiği, kadına hakaret ettiği, kadının rızası dışında evde yatılı misafir kabul ettiği, bu nedenle tartışmalarının olduğu, tek başına tatile gittiği, eşinin çalışmasını istemediği, mevcut kusur durumuna göre erkeğin ağır kadının ise az kusurlu olduğu, alınan uzman raporu, kurulu düzenin anne yanında olması,

ortak çocuğun menfaati dikkate alındığında velâyetin anneye verilmesi gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek nafaka ve tazminatlara hükmedildiği gerekçesi ile asıl ve karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına aylık 300,00 TL tedbir ve 400,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve 600,00 TL yoksulluk nafakasına, 25.000,00 TL maddî 25.000,00 TL manevî tazminata, kadınınn mal tasfiyesine ilişkin açmış olduğu davasının tefrikine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının kusurunun olmadığını, erkeğin fiziksel şiddet kusurunun mevcut olduğunu, erkeğin tam kusurlu olduğunu, hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarları ile yoksulluk ve iştirak nafakalarının miktarlarının düşük olduğunu, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, nafakalara enflasyon oranında artırım uygulanması gerektiğini belirterek karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddî ve manevî tazminatların miktarı, nafakalara enflasyon oranında artırım uygulanmaması yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının altı kez erkeğe tokat attığını, kadının kusurlu olduğunun ispatlandığını, erkeğin kusurunun bulunmadığını, ortak çocuk ile baba arasında mesafe koymaya çalıştığını ve kişisel ilişki kurulmasını engellediğini, velâyet görevinin ihmal ettiğini, velâyetin babaya verilmesi gerektiğini, erkeğin velâyet talebinin değerlendirilmediğini belirterek asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile velâyet yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadına yüklenen kusurların doğru olduğunu, erkeğe yüklenen kusurlardan tek başına tatile gitme kusurunun uzaklaştırma kararından sonra olması nedeniyle erkeğe yüklenmesinin hatalı olduğu, bununla birlikte erkeğin mutfak robotu ile kadının yaralanmasına neden olduğunun sabit olduğu, taraflara yüklenen kusur oranının değişmediği, erkeğin ağır kadının yine az kusurlu olduğu, ortak çocuğun bir yaşından beri anne yanında olduğu, annenin velâyet görevini ihmal ettiğinin ispatlanamadığı,

tarafların ekonomik ve sosyal durumları değerlendirildiğinde hükmedilen iştirak nafakasının az olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile kusur oranı değişmediğinden kararın gerekçesinin kusurlu davranışlar bakımından düzeltilmesine, kadının iştirak nafakasına yönelik istinaf talebinin kısmen kabulü ile kararın ilgili bendinin kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurulmasına, ortak çocuk yararına aylık 800,00TL iştirak nafakasına, nafakanın yıllık ÜFE oranında artırılmasına, tarafların sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak iştirak nafakasının yeterli düzeyde yükseltilmediğini belirterek karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddî ve manevî tazminatların miktarı, nafakalara enflasyon oranında artırım uygulanmaması yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak velâyete ilişkin dava açtığını belirterek asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile velâyet yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve karşı davaların kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddî ve manevî tazminatlar ve bunların miktarları, yoksulluk nafakasına artırım uygulanıp uygulanmayacağı, velâyetin anneye verilmesi kararının dosyaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 330 uncu maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde yoksulluk nafakasına enflasyon oranında artırım uygulanmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, kadın yararına 600,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş olup herhangi bir artırım kararına hükmedilmemiştir. Kadın tarafından istinaf dilekçesinde yoksulluk nafakasına artırım uygulanmaması istinaf konusu yapılmış olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bu husus esastan reddedilmiştir. Kadının yoksulluk nafakasına artırım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; 1.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakasına artırım uygulanmaması yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı-davalı kadın vekilinin yoksulluk nafakasına artırım uygulanmamasına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 2. bendinin 2/a bendi olarak düzeltilmesine, 2/b bendi olarak "davacı-davalı kadın vekilinin yoksulluk nafakasına artırım uygulanmasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin yoksulluk nafakasına yönelik (5) numaralı hükmünün kaldırılmasına;

davacı-davalı kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren aylık 600,00 TL yoksulluk nafakasının davalı-davacı erkekten alınarak davacı-davalı kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yoksulluk nafakasının her yıl TÜİK tarafından yayınlanan yıllık ÜFE oranında artırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4371, K. 2024/2632, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4371
Karar No
2024/2632
Tarih
18 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4372 K.2024/3055
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4373 K.2024/2662
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4374 K.2024/3086
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4374 K.2024/3534
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4376 K.2024/2877
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4379 K.2024/3087

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.