İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4656 K.2024/4295

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı kadın tarafından açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.

Esas2023/4656Karar2024/4295Tarih5 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.217 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/4656 E., 2024/4295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/826 E., 2022/2138 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 15. Aile Mahkemesi
Sayısı
2017/371 E., 2019/1032 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.217 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı kadın tarafından açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.

Kararın davacı kadın vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilini devamlı aşağıladığını, ağza alınmayacak kelimeler söylediğini, eve çok geç gelmeye başlamasının nedenini soran müvekkiline hakaretler ettiğini, müvekkilini devamlı bir yerlere yatılı gönderdiğini, en son erkeğin valizini toplayarak gittiğini ve masa üzerinde buldukları flash disk içerisine baktıklarında erkeğin bir başka bayanla yarı çıplak vaziyette müvekkilin ikametgahında çekilmiş fotoğraflarını gördüklerini, davalıya bu husus sorulduğunda ... isimli bayanla yaklaşık 6 yıldır beraber olduğunu kabul ettiğini ve tüm birikimlerini alarak bu bayanla yaşamaya başladığını,

hatta bu bayandan bir çocuğunun da olduğunu ve ayrı ev açtığını belirterek tarafların 4721 Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi, olmadığı takdirde 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 1.000,00 TL tedbir yoksulluk nafakasına, 500.000,00 TL maddî, 1.000.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek cevap dilekçesinde, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, kadınla aralarında Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde boşanma davası görüldüğünü, kadının karşı dava açtığını, bu davalar birleştirilerek boşanma kararı verildiğini, dosyanın halen temyiz incelemesinde olduğunu, yeniden boşanma davası açılmasının usulen mümkün olmadığını, 11-12 yıldır kendisini yatağına dahi almadığını, evlilik birliği içinde edindikleri taşınmazları başkalarına mal kaçırmak amacıyla değerinin altında satış yaptığını, flash disk içerisinde bulunduğu iddia edilen fotoğrafları kabul etmediğini, kadının evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, Aile Mahkemesi sıfatıyla 2014/265 Esas, 2016/199 Karar sayılı, tarafların boşanmalarına dair, davacı ...'un açtığı davanın Yargıtay incelemesi sonucu 02.10.2019 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinin 18.08.2014 olduğu, karar tarihinin 10.05.2016 olduğu, iş bu dava tarihinin ise 10.05.2017 olduğu anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, eldeki davanın zina nedenine dayalı olması nedeniyle Mahkemenin bu konuda hiçbir gerekçe göstermeden karar verdiğini, davalının dava öncesi ve diğer davalar öncesi müvekkilini başkası ile aldatması ve bu bayandan çocuğunun olması nedeniyle zina davasının ispat edildiğini, ayrıca talep edilen maddî ve manevî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası konusunda da gerekçe belirtmemesi ve karar verilmemesi yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,dava zina sebebine dayalı boşanma, olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma ve fer'îleri istemine ilişkin olduğu,Alaşehir 2. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinin 2014/265 Esas sayılı dosyasının fiziki olarak celp edilip incelenmesinde davacı-davalı erkek tarafından 18.09.2014 tarihinde davalı kadın aleyhine evlilik birliğinin kendisine yüklemiş olduğu edimleri yerine getirmeme, hakaret, küfür, yalan,

maddî vakıalarına dayalı olarak 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma davası açıldığı ve 70.000,00'er TL maddî ve manevî tazminat talebinde bulunulduğu, kadının cevap dilekçesiyle davanın reddini isteyip boşanma kararı verilmesi halinde 50.000,00'er TL maddî ve manevî tazminat talebinde bulunduğu,

yine erkek tarafından 18.09.2015 tarihinde kadının kızı ... ile anlaşarak yaptığı icra takibinden dolayı kadının aldığı usulsüz tebligat nedeniyle erkeğin icra takibine maruz kaldığı maddî vakıasına dayalı 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı ikinci bir dava açtığı, kadının birleşen davaya cevap dilekçesinde derdestlik itirazı nedeniyle ve esastan davanın reddini talep ettiği, maddî talepte bulunmadığı, her iki dosyanın birleştirildiği, yapılan yargılama sonucu erkeğin ... isimli bir bayanla gönül ilişkisi kurduğu ve evlilik birliğinin kendisine yüklediği sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, ağır kusurlu olduğu,

asıl dava yönünden kadına atfedilebilecek herhangi bir kusurun ispatlanamadığı, birleşen dava yönünden kadının da kızı ... vasıtasıyla erkek aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrini tebliğ tarihi itibariyle taraflar arasında husumet olmasına rağmen tebligatı alması ve takibin kesinleşmesi nedeniyle alacağın icra dosyasına yatırılması sebebiyle az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin açtığı ilk davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, asıl davanın reddedilmiş olması nedeniyle,

birleşen davada da kadının maddî ve manevî tazminat isteminde bulunmaması nedeniyle kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, erkeğin asıl ve birleşen dava yönünden maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, dosyanın Yargıtay incelemesi sonucu 28.11.2018 tarihinde onanmasına karar verildiği, karar düzeltme isteğinin reddi ile boşanma hükmünün 02.10.2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,

erkeğin Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit edilen kusurlarının kesinleştiği, eldeki dosyada ise erkeğin başka bir kadınla evlilik dışı birliktelik yaşadığı ve bu birliktelikten 26.06.2015 tarihinde tanıma yoluyla tanıdığı evlilik dışı çocuğu olduğu, zina eyleminin temadi ettiği ve böylelikle kadının açtığı zinaya dayalı boşanma davasının kabul şartları oluştuğu anlaşılmış ise de, erkeğin açtığı birleşen boşanma davalarının 02.10.2019 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle eldeki boşanma davasının konusuz kaldığı,

boşanmaya neden olaylarda kusurlu bulunan erkeğin davranışlarının kadının mevcut veya beklenen menfaatleri ile kişilik haklarını ihlal ettiği neticesine varıldığından, kadın yararına uygun miktarlarda tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat takdir edilmesi gerekirken dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmasının yerinde görülmediği, kararın kusur gerekçesi açıklandığı şekilde düzeltildiği,

kadının zinaya dayalı boşanma davasının konusuz kalması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılış tarihi itibariyle haklı olduğu anlaşılan davacı yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderleri ile kadın yararına 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 80.000,00 TL maddî, 80,000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kusur belirlemesi, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, tazminatlar, nafakalar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 6 ncı, 166 ncı, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci ve 176 ncı maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4656, K. 2024/4295, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4656
Karar No
2024/4295
Tarih
5 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/4656 K.2024/8569
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4657 K.2024/4299
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4659 K.2024/4300
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4667 K.2024/9881
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/4669 K.2024/7851
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4683 K.2024/2958

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.