İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4909 K.2024/3950

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Esas2023/4909Karar2024/3950Tarih28 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.928 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/4909 E., 2024/3950 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2024
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/495 E., 2023/470 K.
Karar
Kısmen kabul ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi
İlk derece mahkemesi
Trabzon 1. Aile Mahkemesi
Sayısı
2022/302 E., 2023/19 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.928 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin, birinci fıkrasının (a) bendinin (4) üncü alt bendi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada, her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı kadın vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.

Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.

Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.

Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin babasının evinde yaşadıklarını, bir ev içinde davalının annesi, babası, cezaevinden yeni çıkmış amcası ile birlikte yaşadıklarını, eşini zaman zaman tehdit ettiğini, erkeğin sürekli geceleyin çalıştığını ve gündüzleri evde uyuduğunu, uyandıktan sonra kısa bir süre evde kalıp iş başlangıcına kadar zamanını kahvede geçirip ortak çocukla neredeyse hiç ilgilenmediğini, bu durumda çocuğa hiçbir şekilde zaman ayırarak baba şefkatini göstermediğini, amcasının zaman zaman ortak çocuğa da şiddet uyguladığını, zorunlu ve tüm harcamalarını kendi ailesi tarafından karşılandığını,

sadece üzerindeki kıyafetlerle sokağa atıldığını, rahatsızlığında tek başına hastaneye giderek tek başına tedavisini yaptırdığını, son olarak Haçkalı Baba Devlet Hastanesine getirip bırakıldığını hastalığı ile ilgilenilmediği gibi taburcu edildikten sonra eve alınmadığını ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye bırakılmasına,

ortak çocuk yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak, kadın yararına 1.250,00 TL tedbir ve yoksulluk, 100.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, ziynet ve kişisel eşyaların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının günlük yaşantıya uyum sağlamada zorluk çektiğini, evlilik birliğinin gerektirdiği birçok görevini yerine getiremediğini, çocuğun bakımını tek başına üstlenemediğini, evin sorumluluğunu tek başına alamadığını, çocuk olduktan sonrada tek başına çocuğuna bakamayacağını belirterek ayrı evde yaşama taleplerini reddettiğini, annesi ve dedesi ile birlikte yaşadığını,

kadını hastaneye götürdüğünde ilaçlarını almaya çalışan müvekkile kadının raporunun bittiğini söylediklerinde ne raporu olduğunu ve ilaçların ne için kullanıldığı araştırıldığında ağır psikiyatrik ilaçlar olduğu öğrendiğini ve konuyu detaylı olarak araştırdığında kadının bu ilaçları uzun süredir ve kesintisiz olarak kullandığını ve kadının eşin şizofreni, anksiyete bozukluk ve bipolar bozuklu vs. teşhisiyle sürekli psikolojik tedavi gördüğünü SGK kayıtlarından tespit ettiğini, psikiyatri servisine yattığını,

ancak 20 günü aşkın süredir hastanede kalan müvekkilinin izni olmadığı ve doktoru taburcu olmaması gerektiğini belirttiği halde kadının ailesi ve akrabaları tarafından hastaneden habersizce taburcu ettiğini ve hastalığı ve tedaviyi açıkça reddettiğini, tek başına çocuğunun bakımını üstlenmesinin imkansız olduğunu belirterek, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya bırakılmasına,

erkek yararına 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin ilk verdiği kararı ile, davacı-davalı kadının eve gelen misafirlere karşı kötü ve gereği gibi davranmadığı, eşine ve çocuğuna yönelik yükümlülüklerini yeterince yerine getirmediği, davalı-davacı erkeğin ise eşinin hastalığıyla yeterince ilgilenmediği, ayrı ev tutma sözünü yerine getirmeyerek eşini kalabalık aile ortamında yaşamak zorunda bıraktığı buna göre evliliğin çekilmez hale gelmesinde davalı-davacı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu,

davacı-davalı kadının ise az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın da kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya bırakılmasına,

kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakasına ve kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına 30.000,00 TL maddî tazminata, kadının manevî tazminat talebinin reddine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine, ziynet alacağı davasının reddine, kişisel eşya alacağı davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup karar davacı-davalı kadın vekilince erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevî tazminatın reddi, maddî tazminatın miktarı, velâyet, tedbir ve iştirak nafakaları ile ziynet alacağı davası; davalı-davacı erkek vekilince ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi,

maddî tazminat, tedbir nafakası yönünden istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme nedeniyle kararın sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına ve mahal Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı-davalı kadının eve gelen misafirlere karşı kötü ve gereği gibi davranmadığı, eşine ve çocuğuna yönelik yükümlülüklerini yeterince yerine getirmediği, davalı-davacı erkeğin ise eşinin hastalığıyla yeterince ilgilenmediği, ayrı ev tutma sözünü yerine getirmeyerek eşini kalabalık aile ortamında yaşamak zorunda bıraktığı buna göre evliliğin çekilmez hale gelmesinde davalı-davacı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu,

davacı-davalı kadının ise az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın da kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya bırakılmasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakasına ve kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına 30.000,00 TL maddî tazminata, kadının manevî tazminat talebinin reddine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine, ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-davalı kadın vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevi tazminatın reddi, maddî tazminatın miktarı, velâyet, tedbir ve iştirak nafakaları ile ziynet eşyalarının değerinin güncel belirlenmesi gerektiği yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı erkek vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî tazminat, tedbir nafakası ile ziynet alacağı davası yönünden yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kadın yararına manevî tazminat şartları oluştuğu, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasında infazda tereddüt oluştuğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kadın yararına 30.000,00 TL manevî tazminat, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakasına, tarafların sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-davalı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatların miktarı, velâyet, tedbir ve iştirak nafakaları yönlerinden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarı ve nafakalar, velâyet düzenlemesi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü, 182 nci, 327 nci, 328 inci, 329 uncu, 330 uncu, 331 inci ve 336 ncı maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 370 inci ve 371 inci maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Mahkemece, 2014 doğumlu ortak çocuk Emine'nin velâyeti davalı-davacı babaya verilmiştir. Velâyetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Velâyet düzenlemesi yapılırken çocuğun üstün yararının belirlenmesi amacıyla psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velâyeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması, Mahkemece idrak çağındaki çocuğun görüşü alınıp ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekir.

3.Velâyet kamu düzenine ilişkindir. Yargılama aşamasında meydana gelen olayların dahi göz önünde tutularak çocuğun üstün yararına belirlenmesi gerekir.

4.Somut olayda Trabzon Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'nce 06.10.2022 tarihinde hazırlanan sosyal inceleme raporunda ortak çocuğun takvim yaşına uygun ihtiyaçların/temel bakımın karşılanması konusunda babaanne ve davalı-davacı babanın bu zamana kadar yeterli olduğu ancak çocuğun takvim yaşı ve cinsiyet özellikleri bağlamında ihtiyaçları değerlendirildiğinde bundan sonraki yaşam süreçlerinde davalı- davacı babanın ve babaannenin çocuğun duygusal, psiko-sosyal ve cinsel kimlik gelişimi ihtiyaçlarını sağlıklı karşılama konularında yetersiz kalabileceklerinin değerlendirildiği,

ortak çocuğun birlikte yaşam motivasyonunu babası ile birlikte yaşama yönünde geliştirmiş olduğu, bu durumun çocuğun dürtü-doyum odaklı davranarak internete bağlanabilmesi, telefon-bilgisayarla sınırsız oynayabilmesi ve yaşadığı evin üst katında kuzenlerinin bulunması, istediği süreçlerde kuzenleri ile oynayabilmesi nedenleriyle oluştuğunun değerlendirildiği,

annenin ortak çocuğun velâyetini üstlenmesi durumunda ortak çocuğun fiziksel, psiko-sosyal, duygusal, eğitsel, sağlık ile ilgili ihtiyaçlarını herhangi bir ekonomik geliri bulunmamasına karşın sahip olduğu sosyal ve duygusal destek sistemi sayesinde eksiksiz ve sorunsuz karşılayabileceği, velâyet görev ve sorumluluklarını yerine getirebileceği kanaatinin bildirildiği, diğer taraftan raporda çocuğun baba yanında kuzeni ve komşusunun çocuğu ile yaşadığı bir olaydan bahsedildiği, bu durumun çocuk tarafından öncelikle anneye aktarıldığı anlaşılmaktadır.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde çocuğun yargılama sürecinde büyüdüğü ve inceleme sırasında 10 yaş 6 aylık olduğu, yaşı itibariyle gelişim çağında ve ergenlik öncesindeki sürecinin başladığı, bu süreçte özellikle babanın çalışma saatleri nedeniyle çocukla yeterince ilgilenip ilgilenemeyeceği, babannenin çocuğun gelişimi ile ilgilenmekte ise de bu hususta çocuğun duygusal, psiko-sosyal ve cinsel kimlik gelişimi ihtiyaçlarını sağlıklı karşılama konularında yetersiz kalıp kalmayacağı, aynı binada yaşayan kuzenleri ve arkadaşları ile bahsi geçen olayın yarattığı risk faktörü,

ortak çocuğa kısa bir süre de olsa babanın şiddet uygulaması iddiası ile bakım tedbiri uygulandığı hususları ile annenin halihazırdaki sağlık durumu ve geçen süreçte velayeti kullanmaya halen engel halinin bulunup bulunmadığı hususlarında çocuğun görüşünü de içerecek ve görüş bildirecek şekilde psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanından oluşacak 3'lü heyet tarafından yeniden rapor düzenlenmesinin istenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonuca göre velâyet hususunda yeniden karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuğun velâyetinin belirlenmesi yönlerinden BOZULMASINA,

2.Davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4909, K. 2024/3950, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4909
Karar No
2024/3950
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4913 K.2024/3487
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4918 K.2024/7279
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4919 K.2024/3451
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4923 K.2024/3783
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4924 K.2024/3456
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4925 K.2024/3215

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.