KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/6223 E., 2025/1287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/91 E., 2023/1275 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Alanya 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/763 E., 2021/518 K.
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı-davalı ... ile vekilleri Avukat ...ve Avukat .... ile karşı taraf davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadına "kıskanç davranışlarda bulunarak erkeğin çalışanları arasında ve müşteri çevresinde sıkıntılar yaşattığı, erkeğin ailesine hakaret ettiği, erkeğin sigara kullanmasını istemediğini söylemesine rağmen bu konuda çaba sarf etmediği" vakıalarının ispatlanamadığının ve kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, ortak çocukların ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6223, K. 2025/1287, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama