İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7130 K.2023/4954

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kadın lehine hükmedilen…

Esas2023/7130Karar2023/4954Tarih19 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.341 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/7130 E., 2023/4954 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2023
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/386 E., 2023/1016 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.341 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve iştirak nafakası miktarları yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kadın lehine maddî ve manevî tazminat ile iştirak nafakasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde; daha önceden boşanma davası açıldığını aile büyükleri araya girerek tarafları barıştırdığını, bir yıl kadar tarafların evliliklerinin sağlıklı bir şekilde sürdüğünü, 7 Temmuz 2018 günü tarafların gezme amaçlı babasının evine gittiklerini, erkeğin köy ortamında rencide edici sözler söylediği ve davranışlar sergilediği,

akabinde erkeğin, kadın ve ortak çocukları köyde terk ettiğini, ortak çocuğun babasının arayarak kendilerini neden terk ettiğini sorduğunu, erkeğin kendi öz kızına ağır derecede hakaret ettiğini, erkeğin ortada bir sebep yok iken kadını ve ortak çocukları baba evinde terk ettiğini, tarafların sekiz aydır ayrı yaşadıklarını, erkeğin, kadının ve ortak çocukların ihtiyaçlarını karşılamadığı;

evi vermeyi kendisi teklif etti fakat oyaladığını, evlilik birliğinin sona ermesinde erkeği tam kusurlu olduğunu, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocuklar Rümeysa ve Sümeyye'nin velâyetlerinin müvekkiline verilmesine, ortak çocuklar Rümeysa ve Sümeyye için ayrı ayrı aylık 750,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına ve nafakaların her yıl üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında arttırılmasına, müvekkili için aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı erkek vekili dava dilekçesinde; karşı tarafın inatçı olduğu, bir çok defa evi terk ettiği, karşı tarafın çocukların babasına olumsuz duygu beslemesi için sebep olduğunu, tarafların ayrı yaşadıkları dönemde, karşı tarafın hasta olan babasını hastaneye götürdüğünü, babasının aynı gün vefat ettiği, cenaze boyunca üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, bu esnada eşi ile barışmak ve eve getirmek istediğini, ancak karşı tarafın ortak konutun kendi üzerine yapılması konusunda inat ettiğini, karşı tarafın birilerinin yönlendirmesi ile hareket ettiğini, herkesin ortasında aşağıladığını,

kadının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek kadının davasının reddine, kendi davalarının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, erkek lehine yasal faizi ile birlikte 50.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarih ve 2019/195 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararıyla; kadının babasının vefatında tarafların birlikte cenazeye katıldıkları, tarafların kadının babasının vefatı öncesinde ve sonrasında barışmak için görüşmeler yaptıkları, her ne kadar barış görüşmelerinin tek başına karşı tarafın kusurunu affetmek anlamına gelmediği yerleşik yargı içtihatları ile tartışmasız olsa da, dosyada beyanları özetlenen iki tarafın tanıklarının anlatımlarıyla, tarafların barış görüşmesinin ötesinde birbirlerinin acı günlerine iştirak ettikleri,

buna ek olarak tarafların akrabalarının da tarafların barıştıkları yönünde edindikleri kuvvetli inanç ile söz konusu sosyal ödevler içerisine gönüllü olarak iştirak ettikleri, yine tarafların birbirlerine ait evlerde bir araya gelip birlikte kaldıkları, evlilik birliği içerisinde birbirlerine atfettikleri kusurları çözmekle birlikte, barışmak için şart olarak öne sürülen ev verme ediminin gerçekleşmesi hususunda ihtilafa düştükleri, hal böyle olunca her ne kadar tam anlamıyla bir barışma gerçekleşmemişse de, birbirlerine atfettikleri kusurları hoş gördükleri,

tarafların aralarında devam eden esas anlaşmazlık ve kusurun Aile Hukuku kapsamından çıkarak, Borçlar Hukuku'na evrilen bir ihtilafa dönüşmesi, dosyada yıllar önce bağ evinde gerçekleşen tartışmaya dair kusurların ise yukarıda açıklanan nedenlerle taraflarca karşılıklı olarak hoş görme kapsamında affedildiği ve affedilen ve hoşgörü ile karşılanan davranışların boşanma davasında eşlere kusur olarak yüklenemeyeceği gerekçesiyle her iki davanın reddine, ortak çocuklar yararına tedbir nafakasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/2115 Esas, 2022/1454 Karar sayılı kararıyla; eşlerin birbirlerinin acı gününde bir araya gelmeleri ve yakınlarının cenazelerine katılmaları tarafların barışması olarak yorumlanamayacağı gibi, dosya kapsamında eşlerin barıştıklarına delalet eden somut bir delil olmadığı, eşlerin bir araya geldiklerine dair beyanların ise duyumdan ibaret olduğu, erkeğin ayrılığa neden olan son olayda hakaret ederek, kadın eş ve çocukları baba evinde bırakarak ayrıldığı, erkek eşin kadın eş ve ailesine yönelik sözel şiddetinin evlilik sürecinde süreklilik arz eden bir olgu olduğu,

kadının ise barışmak için evin üzerine yapılmasını şart koştuğu, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yerine yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrsaı gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, babayla ortak çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar için aylık 300,00 TL tedbir ve 500,00 TL iştirak nafakası ile nafakaya her yıl ÜFE oranında artış uygulanmasına,

kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının işe giriş tarihi itibariyle kaldırılmasına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın için 30.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata ve erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 26.12.2022 tarihli ve 2022/8750 Esas, 2022/10747 Karar sayılı kararı ile; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocukların ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakalarının ve tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise onanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;Yargıtay bozma ilamına uyulmasına, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat ile nafakanın niteliğine 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak kadın yararına 45.000,00 TL maddî, 45.000,00 TL manevî tazminat ile ortak çocuklar için aylık 750,00'şer TL iştirak nafakasına, hükmedilen iştirak nafakasının boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten 1 yıl sonra başlamak kaydı ile yıllık ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı erkek vekili; tüm dosya kül halinde incelendiğinde, evliliğin tarafların ortak kusurlu hareketleri neticesinde sonlandığı ortaya çıkacağı, hatalı kusur değerlendirmesi sonucu müvekkil aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru olmadığını ve hükmedilen tazminatların miktarının yüksek olduğunu ileri sürerek; tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadın için hükmedilen tazminatların miktarı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı- karşı davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7130, K. 2023/4954, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7130
Karar No
2023/4954
Tarih
19 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7130 K.2023/9122
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/7131 K.2023/11323
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7131 K.2023/4590
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/7134 K.2023/11167
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7136 K.2023/9415
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7140 K.2023/4591

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.