KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/7449 E., 2025/1842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/719 E., 2023/949 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Polatlı Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/222 E., 2022/66 K.
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından iştirak nafakasının ve tazminatların miktarı ile kişisel ilişki yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, erkeğin davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve velâyet yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.İlk Derece Mahkemesince ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulurken çocuğun 3 yaşını doldurmadan öncesi ve sonrası ayrı ayrı düzenlenerek, kademeli bir kişisel ilişki düzenlemesi yapıldığı gibi, kurulan kişisel ilişki infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Değişen koşullara göre, çocuğun yaşı, eğitim ve sağlık durumları gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ileriki yıllarda her zaman istenebilir.
Kişisel ilişki kurulmasına yönelik hüküm kurulurken, gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemeyeceğinden, şimdiden ortak çocuk ile baba arasında kademeli bir şekilde kişisel ilişki kurulması doğru olmadığı gibi, babanın, çocukla telefonla görüşme şeklinde kişisel ilişki kurulması talebi olmamasına rağmen, talep aşılarak, anneye külfet yükleyecek ve infaza elverişsiz olacak şekilde telefonla görüşme şeklinde kişisel ilişki düzenlemesi de doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7449, K. 2025/1842, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama