KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/8051 E., 2025/2339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/126 E., 2023/219 K.
- Dava türü
- İpoteğin Kaldırılması
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/285 E., 2020/520 K.
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından hükmün tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalı ...Ş. vekili ile diğer davalı gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen ipoteğin kaldırılması davasında, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın davalı ...'ye ait olup dava konusu yerde uzun süredir davacı ile birlikte ikamet ettiklerinin dosya kapsamında mevcut adres araştırma raporlarından anlaşıldığı, ilgili taşınmazın aile konutu olduğu ve davacının açık rızası alınmadan yapılan ipotek tesisi işleminin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı banka tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tapu kaydı ile davacının adresinin farklı olduğu,
davacının kendi beyanı ile düzenlenen kolluk raporunun da dava konusu aile konutu olduğunun kabulüne yeterli olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafça sunulan ilgili Belediye'nin 14.06.2023 tarihli cevabi yazısı ile tapu kaydı mernis adresinin aynı olduğunun sabit olduğu, bunun yanında kolluk tarafından düzenlenen raporun site yönetimi ile görüşülerek tanzim edildiği,
davacının delil listesi ekinde ibraz ettiği fatura ve resmi belgelerden de taşınmazın ipotek tarihi ve sonrasında davacı ve davalı eş tarafından kullanıldığının sabit olması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerinde değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8051, K. 2025/2339, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama