KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/8576 E., 2025/2583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/902 E., 2023/1074 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 7. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/293 E., 2020/352 K.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 icni ve 162 nci maddelerine dayanan taleplerinin reddi, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- karşı davalı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davalı- karşı davacı ... vekili Avukat ... ... ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8576, K. 2025/2583, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama