İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8890 K.2023/6518

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı istinaf sınırlaması yapılması nedeniyle…

Esas2023/8890Karar2023/6518Tarih26 Aralık 2023Okuma13 dk · 2.652 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/8890 E., 2023/6518 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2023
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1359 E., 2023/1273 K.
Davacı- davalı
... vekili Avukat ...
Davalı- davacı
... vekili Avukat ...
Dava tarihi
...,...
Karar
İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Mersin 4. Aile Mahkemesi
Sayısı
2019/618 E., 2020/763 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.652 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı istinaf sınırlaması yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı- karşı davacı erkeğin evliliğin başından bu yana müvekkiline kötü davrandığını, müvekkiline sürekli hakaretler edip onur kırıcı davranışlarda bulunduğunu, müvekkilini evden kovmakla tehdit ettiğini, müvekkiline fiziki şiddet uyguladığını, evliliğin kendine yüklediği hiç bir görevi yerine getirmediğini, evinin maddî ihtiyaçlarını karşılamadığı gibi eşi ve çocuğu ile kişisel ilişki bile kurmadığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, ortak çocuklar için 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili için 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ile 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı erkek vekili süresinde verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı- karşı davalı kadının evliliğin maddî ve manevî sorumluluklarını hiç bir zaman hakkıyla ifa edemediğini, kadının psikolojik sorunlarının olduğunu, kadının aile bireylerinin müvekkiline saldırdığını, evi basıp kadını götürdüklerini, çocuk üzerinde baskı kurmaya ve babadan uzak tutmaya çalıştığını, çocuğun zihninde kötü bir baba profili yarattığını, eş ve anne olarak sorumluluklarını ihmal ettiğini;

müvekkilinin küçük bir esnaf olup kriz sebebiyle işlerinin oldukça sekteye uğradığını, eşinin ve çocuğunun ihtiyaçlarının karşılanması için zaman zaman borç altına girdiğini savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, müvekkili lehine 1.000.00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuklar lehine 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili lehine 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2019/618 Esas, 2020/763 Karar sayılı kararıyla; tarafların Suriye ülkesi doğumlu oldukları ve savaş sebebiyle ülkemize gelerek daha sonra Türk vatandaşlığını kazandıkları, erkeğin telefoncu dükkanı işlettiği, kadının ise bir dönem öğretmen olarak çalıştığı halen ev hanımı olduğu,evlilik sonrası tarafların bir dönem davacı kadının ailesi ile yaşadıkları, daha sonra erkeğin ailesi ile yaşadıkları, kısa bir süre de bağımsız evde yaşadıkları, dosya içeriğine göre erkeğin ailesinin gelirlerinin olmadığı ve ailesinin oturduğu evin kirasını erkeğin ödediği,

erkeğin çift kira ödememek ve ekonomik gerekçelerle ailesi ile oturmak istediği, kadının ise bağımsız evde yaşama yanlısı olduğu, çekirdek ailenin bağımsız evde yaşaması ana kural olup bağımsız ev temin etme sorumluluğunun erkeğe ait olduğu, tarafların erkeğin ailesi ile yaşadıkları dönemde erkeğin annesinin baskın kişiliği sebebiyle kadın ve erkeğin annesinin problem yaşadıkları, erkeğin gerekli çözümü ortaya koyamadığı, tarafların bağımsız evde yaşadığı dönemde de kadın ve erkeğin annesi arasında yaşanan problemlerin devam ettiği, tarafların ailelerinin evliliğe fazlasıyla müdahaleci olduğu,

taraflar ve diğer tarafın aile bireyleri arasında hakaret ve şiddet boyutuna varan olaylar yaşandığı, kadının özel hastanede doğum yaptığı ve dosya içeriğine göre özel hastane masrafının kadın tarafından ödendiği; kadının devlet hastanesi yerine özel hastanede doğum yapması ve erkeğin de hastane masrafını ödememesi sebebiyle taraflar arasında tartışma ve huzursuzluk yaşandığı, bu konunun taraflar arasındaki dosyaya tercümesi sunulan yazışmalara yansıdığı, kadına vefat eden babasından bir miktar para kaldığı ve erkeğin, kadının ev ekonomisine katkı sunmadığından şikayetçi olduğu,

erkeğin annesinin anlatımına göre kadının çıkan tartışma sırasında erkeğe tabak fırlattığı; tanıkların duyuma ve tarafların aktarmasına dayalı beyanlarının hükme esas alınamayacağı, kadın tarafından dosyaya delil olarak sunulan mesaj ekran görüntülerinde erkeğin kadını tehdit ettiği, tabanca almaktan bahsettiği ve başka birisiyle evleneceğini söylediği,

sunulan ekran görüntülerinden tam olarak hangi tarihte yazıldığı anlaşılamamakla birlikte yazışmalarda taraflar arasındaki boşanma davasından bahsedildiğinden davadan sonraki yazışmalar olduğu kanaatine varıldığı ve bu eylemlerin kusur değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı belirtilerek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların fiili ayrılıktan bu yana anne yanında yaşıyor olmaları, yaşları,

boşanma gerekçesi ve uzman raporu dikkate alınarak velâyetlerinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 400,00 TL tedbir nafakası ile aylık 500,00 TL iştirak nafakasına, kadının vefat eden babasında kalan bir miktar gelirinin olduğu, bu gelirin erkeğin gelirine yakın olduğu belirtilerek kadın yararına hükmolunan aylık 400,00 TL tedbir nafakasının 06.03.2020 tarihinden itibaren kaldırılmasına,

kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, erkeğin tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, kadın yararına 20.000,00 TL maddî tazminata, erkeğe yüklenen ve sübuta erdiği kabul edilen eylem ve davranışların kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, tarafların yakınları tarafından gerçekleştirilen şiddet yada hakaret eyleminden tarafların sorumlu tutulamayacağı belirtilerek kadının manevî tazminat talebinin reddine, ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı- karşı davalı kadın vekili; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî tazminatın ve çocuklar yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakasının miktarları, reddedilen manevî tazminat ve nafaka talepleri yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı- karşı davacı erkek vekili; kusur belirlemesi, maddî tazminat, nafakalar, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile velâyet yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2021/388 Esas, 2022/2177 Karar sayılı kararıyla; erkeğin evlilik birliğinin üzerine yüklediği maddî sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği, sorumlulukları yerine getirmemek kastı ile evden ayrıldığı, taraflar arasında yaşanan bu olumsuz olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin davalı-karşı davacı erkeğin kusurlu davranışları ile temelinden sarsıldığı, davacı-karşı davalı kadına yüklenecek bir kusurun olmadığı, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen vakıalardan kadının sorumlu tutulmasının toplanan delillere usul ve kanuna aykırı olduğu,

İlk Derece Mahkemesince "erkeğin evlilik birliğinin üzerine yüklediği maddî sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği, sorumlulukları yerine getirmeme kastı ile evden ayrıldığı" vakıaları dışında taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen vakıalardan tarafların sorumlu tutularak taraflara kusur yüklenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, belirlenen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, kadına yüklenecek bir kusurun olmadığı,

kadının vakıa ve kendisine yüklenen kusur yönünden, erkeğin kendisine kusur olarak yüklenen vakıa yönünden istinaf başvurularında haklı oldukları anlaşıldığından davacı-karşı davalı kadının ve davalı-karşı davacı erkeğin kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurularının kabulüne, erkeğe yüklenen bu vakıa dışındaki tüm vakıaların gerekçeli karardan çıkarılmasına;

tarafların ekonomik-sosyal durumları, gelir seviyeleri yaşantıları boşanmaya neden olan olaylarda belirlenen kusur durumu dikkate alındığında boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkı elde eden kadın lehine uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerektiği, davacı-karşı davalı kadının çalışmadığı, sabit gelirinin mal varlığının olmadığı, boşanma ile yoksul duruma düşeceği dikkate alındığında, kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası verilmesi gerektiği anlaşıldığından kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili kısımlarının kaldırılmasına,

yeniden esas hakkında hüküm tesisine, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakası ile aylık 750,00 TL yoksulluk nafakasına, tarafların sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı- karşı davalı kadın vekili erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî tazminat ve nafaka miktarları, nafakaların ÜFE oranında artırılması gerektiği, reddedilen manevî tazminat talebi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili ise kusur belirlemesi, maddî tazminat, nafakalar, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri, velâyet yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 04.05.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarına ilişkin yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi,

maddî tazminatın ve çocuklar yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakasının miktarları, reddedilen manevî tazminat ve nafaka talepleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, maddî tazminat, nafakalar, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile velâyet yönünden istinaf edilmiştir.

Davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde erkeğin karşı davasının kabulünün de istinaf edildiği, ne var ki kadın vekilinin bu talebinin Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi dışında bırakılarak incelenmediği, istinaf sınırlamasının "Kusur belirlemesi, maddî tazminatın ve çocuklar yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakasının miktarları, reddedilen manevî tazminat ve nafaka talepleri" olarak belirlendiği,

tarafların kusur belirlemesi ve kadının reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerine yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne, tarafların diger istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı kadın vekilinin erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istinaf sınırlamasının hatalı yapılması ve bu hatalı sınırlandırmaya göre kadının erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebinin incelenmemesi usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına,

diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı-karşı davacı erkeğin; evlilik birliğinin üzerine yüklediği maddî sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği, sorumlulukları yerine getirmemek kastı ile evden ayrıldığı, taraflar arasında yaşanan bu olumsuz olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin davalı-karşı davacı erkeğin kusurlu bu davranışları ile temelinden sarsıldığı, davacı-karşı davalı kadına yüklenecek bir kusurun olmadığı, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak taraflarca ileri sürülmeyen vakıalardan kadının sorumlu tutulmasının toplanan delillere usul ve kanuna aykırı olduğu,

İlk Derece Mahkemesince "erkeğin evlilik birliğinin üzerine yüklediği maddî sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği, sorumlulukları yerine getirmeme kastı ile evden ayrıldığı" vakıaları dışında taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen vakıalardan davalı-karşı davacı erkeğinde sorumlu tutularak erkeğe kusur yüklenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, belirlenen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulünün usul ve kanuna aykırı olduğu,

tarafların ekonomik-sosyal durumları, gelir seviyeleri yaşantıları boşanmaya neden olan olaylarda belirlenen kusur durumu dikkate alındığında; boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkı elde eden kadın lehine yargılama süresince uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerektiği, davacı-karşı davalı kadının çalışmadığı, sabit gelirinin mal varlığının olmadığı, boşanma ile yoksul duruma düşeceği dikkate alındığında, kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası verilmesi gerektiği gerekçesi ile taraf vekillerinin kusur belirlemesine,

kadın vekilinin erkeğin davasının kabulüne, tedbir ve yoksulluk nafakası talebine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bentlerinin ortadan kaldırılmasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir, boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren 750,00 TL yoksulluk nafakasının davalı-karşı davacı erkekten alınarak, davacı-karşı davalı kadına ödenmesine,

boşanmaya neden olan olayda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu, davacı-karşı davalı kadının kusursuz olduğunun tespitine, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan karşı boşanma davasının reddine, tarafların sair yönlere ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili; kusur belirlemesinin ve manevî tazminatın reddinin hatalı olduğu, nafakaların ve maddî tazminatın miktarının yetersiz olduğu, erkeğin davası reddedildiğinden kadın yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı inceleme yapıldığından kadın yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi, manevî tazminat talebinin reddi, nafakaların ve maddî tazminat miktarı, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili; hatalı kusur belirlemesi ile erkeğin davasının reddinin ve kadın yararına maddî tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, kadının çocuklara gerekli standartları sağlayamayacağından velâyetlerin babaya verilmesi gerektiği, tedbir ve yoksulluk nafakalarının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, maddî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası, velâyet yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma ve fer'îleri istemine ilişkin davalarda taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin boşanma davasının reddi kararının yerinde olup olmadığı, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî tazminat şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, miktarlarının uygun olup olmadığı,

kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi gerekip gerekmediği, velâyetin anneye verilmesinin doğru olup olmadığı, boşanma sonrası zorunlu açılan istinaf duruşması nedeniyle vekâlet ücreti gerekip gerekmediği, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü ve 326 ncı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 176 ncı maddesi, 182 nci, 330 uncu, 336 ncı maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.03.2021 tarihli ve 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme 1.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Taraflarca, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında İlk Derece Mahkemesince, her iki davanın kabulüne ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hükme karşı davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî tazminatın ve çocuklar yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakasının miktarları, reddedilen manevî tazminat ve nafaka talepleri yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi,

maddî tazminat, nafakalar, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile velâyet yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulünün usul ve kanuna aykırı olduğu, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek tarafların kusur belirlemesine, kadın vekilinin erkeğin boşanma davasının kabulüne, tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bentlerinin ortadan kaldırılmasına,

kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına, davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu, davacı-karşı davalı kadının kusursuz olduğunun tespitine, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan karşı boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Toplanan delillerden boşanmaya sebebiyet veren olaylarda Bölge Adliye Mahkemesinin de kabul olduğu üzere erkeğin tam kusurlu olduğu anlaşılmış olup erkeğin boşanma davasının reddi gerekmektedir.

Ne var ki kadının boşanma davasında kurulan boşanma hükmü taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup, erkeğin boşanma davasının bu nedenle konusu kalmamıştır. Erkeğin boşanma davası hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve haklılık durumuna göre yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine karar verilmesi gerekmektedir.

Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi ve erkeğin davasına yönelik yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında da hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (3) ve (4) numaralı parağraflarda belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davası ve kadın yararına hükmedilen maddî tazminatın miktarı yönlerinden BOZULMASINA,

2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8890, K. 2023/6518, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. B. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. VI. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8890
Karar No
2023/6518
Tarih
26 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8891 K.2023/12581
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8892 K.2023/6463
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8893 K.2023/6042
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/8899 K.2023/9039
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/8900 K.2023/13077
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/8901 K.2023/13076

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.