İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8978 K.2024/7084

Taraflar arasındaki bağımsız tedbir nafakası davası ve boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'ilere, kadının bağımsız tedbir nafakası davasının ise…

Esas2023/8978Karar2024/7084Tarih9 Ekim 2024Okuma7 dk · 1.489 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/8978 E., 2024/7084 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/770 E., 2023/1162 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Bala Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2020/136 E., 2023/63 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.489 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki bağımsız tedbir nafakası davası ve boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'ilere, kadının bağımsız tedbir nafakası davasının ise reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı-davalı kadın vekili bağımsız tedbir nafakası dava dilekçesi ile; müvekkilinin tek başına kapıcı dairesinde oturduğunu, komşularının ve etrafın yardımları ile hayatını devam ettirdiğini, evlendikleri günden itibaren erkeğin ne çocukları ile ne de müvekkili ile ilgilendiğini, kazancını başka kadınlarla paylaştığını, Sincan Belediyesinde işçi olarak çalışmakta iken emekli olduğunu, kendisine ait evde oturduğunu, kadının mağdur durumda olduğunu belirterek müvekkili lehine dava tarihinden itibaren aylık 1.500,00 TL nafakaya hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı-davalı kadın vekili erkeğin boşanma davasına süreden sonra verdiği cevap dilekçesi ile; erkeğin müvekkiline karşı kötü ve insan haysiyetine yakışmayacak davranışlar içerisinde olduğunu, erkeğin kadına devamlı şiddet uyguladığını, tüm kötü davranışlarına rağmen müvekkilinin çocuklarının büyümesini bekleyerek boşanma davası açmadığını, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında müvekkiline isnat edilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, kadın lehine 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini, boşanma davasında da nafaka talebini tekrarladıklarını, Mahkemece takdir edilecek nafakanın şayet boşanma kararı verilecekse yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı erkek vekili asıl davaya cevap dilekçesi ile; talep olunan nafaka miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin bu tutarı ödeyecek durumunun olmadığını, çalışabilecek durumda olan kadının nafaka hakkını kötüye kullandığını, kadının evliliğin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkilinin kanser hastası olması nedeniyle giderlerinin fazla olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı erkek vekili birleşen boşanma dava dilekçesi ile; kadının ağır kusurlu davranışlarının müşterek yaşamı çekilmez hale getirdiğini, evliliğin gerektirdiği hiçbir sorumluluğu yerine getirmediğini, erkeğin kadından sevgi ve saygı görmediğini, erkekten ayrı olarak şehir merkezinde yaşamak istediğini, müvekkili trafik kazası geçirdikten sonra kendisi ile ilgilenmediğini, bir sebep olmamasına rağmen müşterek konutu terk ettiğini belirterek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

Mahkemenin 2014/112 Esas sayılı dosyası incelendiğinde erkeğin kadına karşı terke dayalı boşanma davası açtığı, akabinde feragat nedeniyle 09.10.2024 tarihinde davanın reddine karar verildiği, tarafların uzun süredir anlaşamadığı, kadının evi sürekli olarak terk ederek eş olmanın verdiği görev ve yükümlülükleri yerine getirmediği, bu hususun Mahkemenin 2014/112 Esas sayılı dosyası ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, nitekim dosyaya sunulan sağlık raporlarından erkeğin hasta olduğu, o dönemde dahi kadının eş olmanın verdiği görevleri yerine getirmediği kanaatine varıldığı,

kadın her ne kadar beyanlarında erkeğin taşla kemiklerini ezdiğini, kendisini bıçakladığını beyan etmişse de bu hususu destekleyecek delilin dosyada mevcut olmadığı, nitekim tarafların çocuğu tanık Mehmet B. davalının bir kaç defa şiddete maruz kaldığını beyan etmişse de buna ilişkin de hiçbir delilin dosyada bulunmadığı, tarafların sonrasında barıştıklarını beyan etmesinden kadının erkeği affettiğinin anlaşıldığı, anılan şiddet olayından sonra da kadının evi sürekli olarak terk ettiği, erkeğin hastalık sürecinde dahi yanında olmadığı,

kadının daha kusurlu görüldüğü gerekçesiyle erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği boşanmalarına, kadının manevî tazminat talebinin reddine, kadın lehine hükmedilen nafakanın kaldırılmasına, boşanma davasının fer'isi niteliğinde olan nafaka davasında, birleşen bağımsız tedbir nafakası dosyasında değinilen hususlar dikkate alınarak kadının evlilik birliği içerisinde daha kusurlu olduğu kanaatiyle kadının bağımsız tedbir nafakası davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı davalı kadın vekili istinaf dilekçesi ile; nafaka talebinin reddine karar verilmesi ve nafakanın kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, nafakaya hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili lehine manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken manevî tazminat talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, erkeğin tamamen kusurlu olduğunu, kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, erkek lehine iki kez vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen boşanma davası, tedbir nafakası ve manevî tazminat ile reddedilen bağımsız tedbir nafakası davası ile vekâlet ücreti yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkek tarafından açılan boşanma davası değerlendirildiğinde.

İlk Derece Mahkemesince verilen boşanma kararının ve kusura ilişkin belirlemenin isabetli olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesnin gerekçesinde, kadının daha kusurlu olduğu belirtilmiş ise de gerekçe bir bütün olarak değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince erkeğe bir kusur yüklenilmediği, yine yukarıda da açıklandığı üzere toplanılan delillerle, erkeğe yüklenebilecek kusurlu bir davranışın bulunmadığı,

İlk Derece Mahkemesnin gerekçesindeki "daha kusurlu" şeklinde yazılmasının yine hükümde 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası yazılması gerekirken 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yazılmasının maddî hataya dayalı olduğu, kadın yararına uygun bir miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken bu yönün nazara alınmaması doğru görülmediği, kadının süresinden sonra vekili aracılığıyla sunduğu 24.06.2022 tarihli birleşen davaya cevap dilekçesi ile yoksulluk nafakası ile manevî tazminat talebinde bulunduğu,

kadının süresinde ve usulüne uygun olmayan yoksulluk nafakası ve manevî tazminat talebi hakkında "karar verilmesine yer olmadığına " karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bu yön dikkate alınmadan kadının manevî tazminat talebi hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi ve yoksulluk nafakası talebi hakkında "karar verilmesine yer olmadığına "dair karar verilmemesinin doğru bulunmadığı, kadın tarafından açılan tedbir nafakası davası değerlendirildiğinde.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen olaylara göre, kadının ayrı yaşamakta haklı olmadığı, iddiasını ispat edemediği, bu itibarla davasının reddi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince bu yönde verilen kararın isabetli olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde, kadının daha kusurlu olduğu belirtilmiş ise de gerekçe bir bütün olarak değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince erkeğe bir kusur yüklenilmediği,

yine yukarıda da açıklandığı üzere toplanılan delillerle, erkeğe yüklenebilecek kusurlu bir davranışın bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesindeki "daha kusurlu" şeklinde yazılmasının maddî hataya dayalı olduğu, yine uyuşmazlığın esasını çözer şekilde tedbir nafakasına hükmedilemeyeceğinden, İlk Derece Mahkemesince asıl davada ara kararla verilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesinin de isabetli olduğu, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız ve ayrı davalar olduğu, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verildiğinden,

her iki davada kendisini vekil ile temsil ettiren erkek lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun 4721 sayılı Kanun'un 169 uncu maddesi kapsamında geçici tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve manevî tazminat talebinin reddine yönelik kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 169 uncu maddesi gereğince boşanma dava tarihi olan 13.12.2020 tarihinden, 16.02.2023 tarihine kadar aylık 750,00 TL,

16.02.2023 tarihinden boşanma hükmü kesinleşinceye kadar aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına ödenmesine, kadının yoksulluk nafakası ve manevî tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kadının sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen boşanma davası ile hükmedilmeyen manevî tazminat talebi yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin boşanma davasının kabulünün yerinde olup olmadığı, kadının manevî tazminat talebi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacı-davalı kadına yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8978, K. 2024/7084, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8978
Karar No
2024/7084
Tarih
9 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8979 K.2024/10650
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/8980 K.2024/13800
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8980 K.2024/11039
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8981 K.2024/10333
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/8981 K.2024/13804
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8982 K.2024/11032

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.