KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/9849 E., 2025/3048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/956 E., 2023/1325 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/486 E., 2021/252 K.
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise hükmün tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davacı ... ile vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı kadına yüklenen "ortak çocuklara bağırma ve psikolojik şiddet uygulama" kusurlarının ispatlanamadığının, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için boşanmakla yoksulluğu düşeceğinin belirlenmesi gerekir. Toplanan delillerden, kadının İngilizce Öğretmeni olup kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu ve 4271 sayılı Kanununun 175 inci maddesindeki koşulların somut olayda kadın yararına oluşmadığı gözetilmeksizin kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9849, K. 2025/3048, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama