KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1126 E., 2025/256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1662 E., 2023/1838 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Safranbolu 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/121 E., 2022/265 K.
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı- davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın ve fer'îlerinin kabulü yönünden, davalı- davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, lehine hükmedilen nafakaların ve tazminatların miktarlarının az olduğu yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı- davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken, irat biçiminde ödenmesine karar verilmesi somut olay bakımından isabetli bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1126, K. 2025/256, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama