İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/1138 K.2024/8895

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere karar verilmiştir.

Esas2024/1138Karar2024/8895Tarih20 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.293 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/1138 E., 2024/8895 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1557 E., 2023/2622 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Konya 7. Aile Mahkemesi
Sayısı
2020/1200 E., 2022/452 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.293 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesi ile; erkeğin ailesinin evliliğe müdahale ettikleri, eğitim hakkına engel olduklarını, erkeğin ailesinin etkisinde kalarak kadına psikoljik şiddet uyguladığını, erkeğin kadının hiç bir zaman maddi ve manevi destek olmadığını, hamilyken bile yalnız bıraktığını, ailesine soğuk ve umursamaz davrandığını, ortak çocuğa karşı da ilgisiz olduğunu, uzun zamandır ayrı yattığını ileri sürerek davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına,ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesini,

ortak çocuk için dava tarihinden geçerli olmak üzere, yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmek üzere aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasının boşanmaya karar verilecek ise iştirak nafakası olarak devamına, davacı için 1.500,00 TL tedbir nafakası boşanmadan sonra 1.500,00 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, 100.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı taraftan alınarak müvekkil davacıya verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesi ile; iddia ettiği olaylardan daha sonraları ise müşterek bir çocukları da olduğunu, dava dilekçesinde kendisi de ifade ettiğini, davacının iddia ettiği olayların hiç biri ya hiç gerçekleşmediğini, davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmediğini, soyut, dayanaksız ve gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu, yaptığı hiçbir şeyden davacının memnun olmadığını, her hangi bir kusuru bulunmadığını, tartışmalar yaşananlar her evlilikte olabilecek sorunlar olup davacının olayları abartması ve büyütmesinden kaynaklandığını, kadının işletmekte olduğu düğün salonunda garson olarak çalışmaya başladığını,

mesaisi gece saat 01.00 veya 02.00 gibi bittiğini, gece geç saatlerde çıkan davalıyı almaya müvekkili gidince düğün salonunda çalışan diğer erkek garsonlar ile uygunsuz hoş olmayan davranışlarla dans ederken gördüğünü, sadakat yükümlülüğüne özen göstermeyen davacı evliliğinin bitmesinde ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin, eşinin ailesi müşterek haneye geldiğinde onlara soğuk davrandığı, müşterek hanede eşinden ayrı kanepede yattığı, eşi ve çocukları ile yeterince ilgilenemediği, eşinin hastane süreçleri ile yeterince ilgilenmediği, yine 2016 yılında geçirdiği kaza sonrasında da gerektiği gibi ilgi göstermediği, tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile ileri sürmüş oldukları diğer iddialar yönünden ise somut ve görgüye dayalı beyan ve delil bulunmadığından kusur değerlendirmesinde dikkate alınmadığı,

erkek davacının sürekli boşanmak istediğini dile getirdiği ve çalıştığı yerde erkek garsonlar ile dans ettiği şeklinde iddialarda bulunmuş ise de bu iddialarını ispatlayamadığı, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, kadının kişilik haklarına yönelen bir eylem ve saldırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereği boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine,

baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk için aylık 600,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın için aylık 600,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 30.000,00 TL maddi tazminata, kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; yoksulluk ve iştirak nafakalarının dava dilekçesindeki talepler ile bağlı olaca şekilde artırılması, yine maddi tazminat miktarının talep gibi artırılması, reddedilen manevi tazminat talebi kararınında kaldırılarak evlilik birliğinin bitmesine tek taraflı ağır kusuruyla sebebiyet veren davalı aleyhine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek iştirak-yoksulluk nafakası miktarlarını, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat miktarını, kadının manevi tazminat talebinin reddi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; davanın kabulünü, davanın kabulü kapsamında velayeti, tedbir-iştirak-yoksulluk nafakasına hükmedilmesini ve nafaka miktarlarını, kadın lehine maddi tazminata hükmedilmesini ve tazminat miktarını, kusur belirlemesi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğe yüklenen kusurların görgüye dayalı tanık beyanları ile sabit olduğu, erkeğin tam kusurlu olduğu, sosyal inceleme raporu, idrak çağında olan müşterek çocuğun velayete dair istek ve görüşleri, davalı babanın müşterek çocuk annesi ile birlikte yaşamak isterse çocuğun kararına saygı duyacağına yönelik beyanı ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, çocuğun üstün menfaatini tespit eden sosyal inceleme raporuna uygun biçimde verilen velayet kararında bir isabetsizlik olmadığı,

kadın ve ortak çocuk lehine tedbir nafakası ile iştirak nafakasına hükmedilmesinin doğru olduğu, ancak iştirak nafakası miktarının yetersiz olduğu, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu ancak nafaka miktarının yetersiz olduğu, kadın lehine maddi tazminat takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, takdir edilen miktarın günün ekonomik şartlarına, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ve hakkaniyete uygun olduğu, ancak kadının faiz talebi olduğu halde faize hükmedilmemesinin hatalı olduğu,

erkeğin, davacı kadından ayrı kanepede yatması ve kadının hastane süreçleri ile ilgilenmemesi şeklindeki kusurlu davranışları nedeniyle, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda kusuru bulunmayan kadının boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle kadının kusur belirlemesi,

iştirak ve yoksulluk nafakasının miktarı ve taleplere uygulanmayan faiz talebi, maddi tazminat talebine uygulanmayan faiz talebi ve reddedilen manevi tazminat talebi yönlerinden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle ortak çocuk için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren geçerli olmak üzere, muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aylık 1.500,00 TL iştirak nafakasına, kadın için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren geçerli olmak üzere,

muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş, erkeğin tüm, kadının sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla kusur belirlemesi, kabul edilen dava, nafaka ve tazminatlar yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulünün gerekip gerekmediği, hükmedilen nafakalar ve tazminatlar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 25.02.2006 doğumlu ...'ın temyiz inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1138, K. 2024/8895, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1138
Karar No
2024/8895
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/1139 K.2024/9181
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/1141 K.2024/9202
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/1142 K.2024/9105
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/1142 K.2024/8331
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/1143 K.2024/15710
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/1143 K.2024/8490

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.