KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/138 E., 2025/6728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1914 E., 2023/2027 K.
- Sayısı
- 2020/1161 E., 2023/328 K.
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminat miktarları ve ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
3. Davacı karşı davalı kadın dava dilekçesinde, kendisine takılan ziynet eşyalarının davalı karşı davacı erkek tarafından alındığını, bir daha kendisine geri verilmediğini iddia etmiştir. Yani davacı karşı davalı kadının istemi; ziynet eşyalarının kendisinden alınıp geri verilmediğine ilişkindir. Davalı karşı davacı erkek tanıkları ..., ... ve ... eşyalarının bir kısmının tarafların çocuklarının doğumunda, bir kısmının ise ev eşyaları almak için harcandığını beyan etmişlerdir.
Yani toplanan delillere ve özellikle davalı karşı davacı erkek tanıklarının beyanlarına göre, kadına ait ziynet eşyaların kendisinden alınıp bozdurularak harcandığı ispatlanmıştır. Bu durumda bilirkişi raporunda tespit edilen ve varlığı kanıtlanan ziynet eşyalarının kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davacı karşı davalı kadının ziynet alacağı davasının reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/138, K. 2025/6728, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama