KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1432 E., 2024/10218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/288 E., 2023/2535 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bodrum 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/950 E., 2020/1180 K.
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatların reddi, yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı- karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (4721 sayılı Kanun md. 175). Mahkemece davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmiş ise de; davacı- karşı davalı kadının emekli öğretmen olduğu ve boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmıştır. Buna göre davacı- karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1432, K. 2024/10218, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama