KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1459 E., 2024/10120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1338 E., 2023/1597 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 23. Aile Mahkemesi (Birleşen Ankara 17. Aile Mahkemesinin 2021/151 Esas, 169 Karar
- Sayısı
- 2021/114 E., 2022/305 K.
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, reddedilen tazminatlar, kabul edilen tedbir ve yoksulluk nafakası, vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dinlenen tanık beyanlarından erkeğin kadının ailesinin eve gelmesini istemediğinin ispatlandığının, erkeğe bu vakıanın da kusur olarak yüklenmesinin gerektiğinin, kadının ise aşırı kıskançlık yaptığının, intihar etmeye teşebbüs ettiğinin, fiziksel şiddet uyguladığının ispatlandığının,
kadına bu vakıaların da kusur olarak yüklenmesinin gerektiğinin Mahkemece taraflara yüklenen diğer kusurların gerçekleştiğinin ve ancak tarafların belirlenen ve gerçekleşen tüm kusurları erkeğin süregelen fiziksel şiddeti birlikte değerlendirildiğinde, yine de evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de hükmedilen aylık nafaka miktarı az olduğu gibi tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, ortak çocuklarının olmaması ve yaşları da dikkate alındığında kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası dikkate alınarak,
hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" yönünde karar verilip verilemeyeceği hususu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1459, K. 2024/10120, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama