KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1640 E., 2025/4961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1673 E., 2023/1688 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/818 E., 2021/82 K.
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak kadının davasının kabulü, birleşen davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesine dayalı talebinin reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise katılma yolu ile erkeğin davasının kabulü, vekalet ücreti, kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ve vekilleri gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Davalı-davacı vekili Avukat ... 'ın mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve kanuna uygun bulunmayan mazeretin reddine karar verildi. Açık yargılamaya devam olundu. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen sadakatsizlik eyleminin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1640, K. 2025/4961, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama