KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2421 E., 2024/9646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1480 E., 2024/19 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/673 E., 2023/295 K.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı- davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden; davacı- davalı erkek vekili ise kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesi, nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı- davalı erkeğin ve davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Davalı- davacı kadın karşı dava dilekçesinde; ortak çocuklar için aylık 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakası talep etmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince ortak çocuk için karar tarihi itibariyle aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiş, bu suretle istek aşılmıştır. Talepten fazlasına karar verilemez. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2421, K. 2024/9646, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama