KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2491 E., 2025/8879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1564 E., 2024/63 K.
- Dava türü
- Katılma Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/718 E., 2022/245 K.
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen 23.01.2024 tarihli ek karar davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ek kararına ilişkindir.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup temyiz kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Dosya içeriğine göre, somut olayda, davacı erkek vekilinin dava dilekçesinin talep sonucunda ''...4 nolu dairenin 1/2 payına tekabül eden tutarın edinilmiş kapsamında davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini ...'' talep ettiği, ayrıca dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirterek harca esas değer olarak şimdilik dava değerinin 20.000,00 TL olduğunun belirtildiği, davacı erkek vekilinin 20.04.2022 tarihli dilekçesiyle de talep miktarı bilirkişi raporunda belirlenen 175.794,43 TL'ye yükselttiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği,
bu haliyle dava 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası niteliğinde olup belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi ve Mahkemece bu alacağa ilişkin davanın tümden reddedilmiş olması halinde davacı yönünden kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 23.01.2024 tarihli ek kararın 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda temyiz dilekçesinin kesinlik sebebiyle reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla. 23.01.2024 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir.
2. Davacı erkek vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2491, K. 2025/8879, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama