KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2556 E., 2024/9762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/961 E., 2023/1568 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/752 E., 2021/298 K.
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kadın yararına kabul edilen tazminatlar, nafakalar ile velayet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Somut uyuşmazlıkta, davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesinde kadının sürekli erkeğin ortak konuttan gitmesini istediğini, çocuk ile görüşmesini istemediğini, sürekli hakaretlere maruz kaldığını, kadının kendisini küçük düşürdüğünü iddia ederek, delil olarak mesaj kayıtlarını ve sosyal medya paylaşımlarını ibraz etmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce mesaj kayıtları ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı- karşı davalı erkek tarafından sunulan istinaf ve temyiz dilekçesi incelendiğinde, istinaf ve temyiz sebebi olarak delil olarak sunduğu mesaj kayıtlarının dikkate alınmadığı hususunda itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda mesaj kayıtları ve sosyal medya paylaşımları ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
Erkek tarafından sunulan bu deliller ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre kusur belirlemesi yapılması ve erkeğin davası yönünden hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2556, K. 2024/9762, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama