KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/2961 E., 2024/10110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/93 E., 2024/158 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 13. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/340 E., 2019/837 K.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından tazminat miktarları, kadın için kabul edilen nafaka miktarları, çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilmemesi, çocuk Orhan lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı kadının ıslah dilekçesinde maddî ve manevî tazminata faiz talebi bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmiş ise de kadının tazminatlara faiz hükmedilmesine yönelik talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Hal böyle iken kadının tazminatlara faiz talebi hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2961, K. 2024/10110, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama