KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3019 E., 2025/1108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2832 E., 2024/83 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/610 E., 2022/547 K.
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, çocuk Arda lehine takdir edilen iştirak nafakası ile çocuk Beyza lehine takdir edilen iştirak nafakası miktarı, ziynet alacağının reddi, lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi,
erkeğin tazminat taleplerinin reddi, çocuk Arda için takdir edilen iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki (2) inci ve (3) üncü paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda erkek ağır, kadın az kusurlu olarak kabul edilmiş ise de kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davacı- davalı kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde davacı-davalı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3019, K. 2025/1108, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama