KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3300 E., 2025/242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/142 E., 2024/112 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 28. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/191 E., 2022/493 K.
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi , karşı davanın kabulü, tedbir nafakası, iştirak nafakası, maddî tazminat ve manevî tazminat miktarları yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kabul edilen asıl dava, kabul edilen maddî tazminat, manevî tazminat ve miktarları, velâyet, reddedilen maddî tazminat ve manevî tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenilen sadakatsizlik kusurunun güven sarsıcı boyutta olması, sırf alkol kullanmanın kusur olarak atfedilecek mahiyette olmaması sebebi ile kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığı, belirlenen ve gerçekleşen bu kusurlara göre ise erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3300, K. 2025/242, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama