KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3301 E., 2025/1421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1972 E., 2024/182 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Erzurum 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/366 E., 2022/346 K.
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece davalı erkeğe "eşine hakaret ve baskı içerikli sözler söylediği" vakıası da kusur olarak yüklenmiş ise de; erkeğe yüklenen bu kusura esas tanık Selami'nin anlatıma konu olaydan sonra tarafların evlilik birliği devam ettiği gibi, tanık Selami kusura esas tanıklığının devamında, davalı erkeğin davacı kadını rencide ettiği yahut küçük düşürücü konuşmalar yaptığına şahit olmadığını beyan etmiştir.
Şu halde davalı erkeğe "eşine karşı hakaret ve baskı içerikli sözler söyleme" kusurunun yüklenmesi doğru olmamıştır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin diğer kusurlu davranışları ise, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse davacı kadının manevî tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3301, K. 2025/1421, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama